Ünlü kalma

Diktatörlerin Servetleri

2020.11.20 20:54 BrainyRedditor Diktatörlerin Servetleri

Diktatörlerin iktidara yapışıp kalmalarının nedenlerinden biri, kendilerinin ve yakın çevrelerinin yasadışı yollarla edindikleri servetin hesabını vermek zorunda kalacak olmaları ve bu serveti kaybetmekten korkmalarıdır. Diktatörlerin servetlerinin gerçek boyutunu, hepsi olmasa da büyük bir bölümünü, ancak iktidardan düştükleri zaman öğreniyoruz. Gerçekten de iktidardan darbe, halk isyanı gibi yöntemlerle devrilen diktatörlerin çoğunun ortaya çıkan servetleri dudak uçuklatacak boyuttadır. Son yirmi yılda, Arap ülkelerinde devrilen diktatörlerin servetleri konusunda elimizde biraz detaylı bilgi var. Lübnan’da yayımlanan Raseef22 internet sitesinde 21 Nisan’da yayımlanan yazıda, devrik Arap diktatörlerinin ortaya çıkan servetlerinin bir dökümü veriliyor.
En son devrilen Sudan diktatörü Ömer El Beşir’in sarayında 350.000 dolar, altı veya yedi milyon avro ve yüz milyon dolar karşılığı Sudan lirası nakit para bulundu. Paralar elli kiloluk tahıl çuvallarında başkanlık sarayında saklanıyormuş. El Beşir’in ve yakınlarının yurtdışında sakladıkları servetlerinin olup olmadığı araştırılıyor. İslâmî kurallara dayanan yasaları hayata geçiren, Darfur katliamı nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı olan İslâmcı-milliyetçi diktatörün sarayında ayrıca yüzlerce kasa viski bulunmuş.
Arap isyanları döneminde devrilen diktatörlere gelmeden önce, yetmiş altı villası olan Irak diktatörü Saddam Hüseyin’i hatırlayalım. ABD ve müttefiklerinin 2003’te Irak’a saldırmalarından birkaç saat önce, Saddam Hüseyin’in oğlu Kusay’ın Bağdat’ta merkez bankasının kasasında bulunan bir milyar dolar nakit parayı, üç kamyonla alıp götürdüğü biliniyor. Aynı anda Saddam Hüseyin’in yakın adamları da Lübnan, Hollanda ve İsviçre’deki hesapları boşaltıyordu. Bu servetin miktarı, nerede olduğu tam olarak bilinmiyor. Bir kısmının Saddam sonrası direnişi finanse ettiği tahmin edilebilir.
Mısır diktatörü Hüsnü Mübarek’in Mısır’da bankalarda olan serveti önemli değildi: iki yüz bin dolar karşılığı Mısır lirası. Buna karşılık Mübarek ailesinin, çoğu İsviçre bankalarında olan, 562 milyon dolar serveti 2011’den beri dondurulmuş durumda. Mübarek’in Londra, Kıbrıs ve ABD’deki gayrimenkulleri de “haksız elde edilmiş kazanç” soruşturmasıyla inceleniyor. Mübarek’in oğlu Ala Mübarek’in kara para aklamaya devam ettiği iddiası Panama Papers belgelerinin yayımlanmasıyla yeniden gündeme geldi.
2011’de devrilen ve 2017’de Husi isyancılarının öldürdüğü Yemen diktatörü Ali Abdullah Salih’in 1978’den 2011’e kadar iktidarda kaldığı süre içinde biriktirdiği servetin otuz iki ila altmış milyar dolar arasında olduğu, Birleşmiş Milletler’in 2015’te yayımladığı bir araştırma raporunda iddia edildi. BM Güvenlik Konseyi’nin kabul ettiği bu rapora göre, Salih’in farklı isimler altında yirmiden fazla ülkeye dağıttığı bu servetinin esas kaynağı büyük petrol şirketlerinden aldığı rüşvet ve komisyonlar. Sudan gibi Yemen de dünyanın en yoksul ülkelerinden biri.
2011 başında ülkeden kaçmak zorunda kalan Tunus diktatörü Zeynel Abidin Bin Ali’nin sarayında bulunan nakit para takriben on dört milyon dolar karşılığı Tunus lirası ve dövizdi. Birkaç ay sonra, İsviçre Dışişleri Bakanı Bin Ali ve yakınlarının İsviçre bankalarına yatırdığı toplam altmış milyon dolarlık hesabı dondurduklarını açıkladı. Diğer ülkelerde var olduğu iddia edilen hesap ve yatırımlar konusunda araştırma devam ediyor.
Libya’nın diktatörü Muammer Kaddafi’nin gizlediği servet ise başka bir muamma. Kaddafi’nin 2011 Ekim’inde öldürülmesini izleyen aylarda, Libya’nın ortasında Zillah kentinde gömülü yirmi ton altın ve doksan milyon dolar nakit bulundu. Daha sonra benzer bir gömünün Hun kenti yakınlarında çıkarıldığı haberi yayıldı. 2018’de Kaddafi’nin yeğeni Ahmed Kaddaf El Dam amcasının milyarlarca dolar servetinin Batılılar tarafından çalındığını iddia etti! Ve 2018’de bu defa Güney Afrika’nın o zamanki devlet başkanı Jacob Zuma’nın evinin mahzeninde Kaddafi’nin otuz milyon dolar sakladığı ortaya çıktı! Kaddafi ve yakınlarının çeşitli ülkelerde halen saklı kalan servetlerinin miktarı bilinmiyor.
Bu Arap diktatörleri devrildikleri için, ülke kaynaklarına el koyarak elde ettikleri servetleri hakkında bir fikir edinebiliyoruz. 2008’de yayımlanan bir araştırma, geçmiş yirmi yıl içinde Afrika diktatörlerinin servetlerini yüz ila yüz seksen milyar dolar olarak tahmin etmişti. IMF’nin eski direktörü Michel Camdessus da Afrika diktatörlerinin yasadışı servetlerine yakınlarınınkini de ekleyince, “haksız elde edilmiş servet”lerinin bin milyar doları bulduğunu bundan on yıl önce dile getirmişti. Günümüzde bu boyutta servetleri yurtdışında gizlemek daha zor olmaya başlasa da, gene de ancak diktatörler devrildiklerinde, varlığı iddia edilen, bir kısmı bilinen servetlerinin gerçek boyutu ortaya çıkıyor. Buna karşılık iktidarda olan diktatörlerin, örneğin Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’in birkaç milyar dolar olduğu iddia edilen servetiyle ilgili bilgiler 2016’da Panama Papers belgeleriyle ortaya çıkmıştı. Merkezinde Bank Rossia’nın olduğu para aklama sistemiyle Karayipler’de dolaşan miktar 2009-2011 yılları arasında bir milyar dolara yaklaşıyordu. Soçi Kış Olimpiyatları hazırlık harcamaları, Kremlin’in restorasyonu gibi büyük harcamalardan alındığı iddia edilen paylar dudak uçuklatıyor. Ama bunlar bir kısmı belgelense de, diktatör iktidarda olduğu sürece “iddia” olmanın ötesine geçmiyor.
Diktatörlerin iktidardan ayrılmayı kabul etmeleri için bu tazminat ve dokunulmazlık yöntemine başvurmalarının, diktatörlükten barışçıl yollarla çıkmanın makul bir yolu olduğu düşünülebilir. Ama bunun yeni diktatör adaylarını özendirmesi ihtimali de kuvvetli. Diktatörlükten feragat etmek için pazarlık masası açma geleneğinin başlaması riski var.
Bunun en yakın örneği, otuz yedi yıl Zimbabve’yi demir yumrukla yönetmiş olan Robert Mugabe’nin 2017 Kasım’ında hem partisi, hem ordu hem de sokağın baskısıyla istifa etmeyi kabul etmesiydi. Zimbabve’nin bağımsızlığının tarihî lideri,1924 doğumlu Mugabe, iktidarı “gönüllü olarak” terk etmek için, sekiz milyon dolar tazminat, yılda 125.000 dolar maaş, mutlak dokunulmazlık garantisi, yurtdışı seyahat masraflarının, sağlık ve güvenlik harcamalarının devlet bütçesinden karşılanması ve ölünce eşi Grace’in yıllık maaşının yarısını alması üzerine anlaştı. Ayrıca başkent Harare’de oturdukları 25 odalı, değeri sekiz milyon dolar olarak tahmin edilen konakta oturmaya devam etme hakkını da bu anlaşma paketine dâhil etti. Mugabe halen Zimbabve’de yaşamaya devam ediyor ve kendisine karşı darbe düzenlendiğinden şikâyet ederek, siyasal konulara çok fazla bulaşmıyor. Bu anlaşmanın Zimbabve kamu kaynaklarına yükünün on milyon dolara patladığı tahmin ediliyor.
Mugabe örneğini günümüz diktatörleri için uygulamak aslında o kadar kolay değil. Çünkü çoğu zaman diktatörler kamu kaynaklarının yağmalanmasına dayanan çok büyük bir servete sahip oluyorlar. Bu servetlerin boyutu bir ayrılma pazarlığında üzerine sünger çekilip, unutulacak gibi değil.
Muktedirin kişisel serveti ile kamu kaynaklarının tahsis ve kullanımının birbirine karıştığı bir neopatrimonyal düzen dünyada yaygın biçimde hüküm sürmeye devam ediyor. Muktedirlerin iktidarda kalma süreleri uzadıkça iktidarı terk etmelerinin maliyeti de kendileri ve yakınları için o oranda artıyor. Hele yargı bağımsızlığının olmadığı, medyanın büyük baskı altında tutulduğu, kurumsal denetim mekanizmalarının ya olmadığı ya da etkisiz bırakıldığı, eğer bir muhalefet varsa onun da bu konularda denetim yapma olanağının olmadığı ülkelerde, Lord Acton’ın dile getirdiği iktidarla ilgili o ünlü değerlendirme bir o kadar daha geçerli oluyor: “İktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar.”
Mutlak iktidar Türkiye’sinde durum bundan ne kadar farklı? Kaynak
Ek: #111487341
submitted by BrainyRedditor to TurkeyShouts [link] [comments]


2020.09.24 03:27 fragmanlife sans kapiyi calinca programinda sok degisiklik yeni sunucu kim oldu

Değişen yepyeni konsepti ve sempatik sunucusuyla Şans Kapıyı Çalınca her salı akşamı Atv ekranlarında kaldığı yerden devam edecek. Şans Kapıyı Çalınca programının sunuculuğunu yapan ünlü oyuncu Ferit Aktuğ başka bir proje için ayrıldı. Bunun üzerine program yapımcıları hem sunucu hem de konsept değişikliği kararı aldı. Yıllar sonra tekrar ekrana gelen Şans Kapıyı Çalınca müdavimleri merak ediyor, tekrar yayınlanmasına karar verilen programın sunucu kim oldu? Şimdi detaylar
Şans Kapıyı Çalınca programında şok değişiklik? Yeni sunucu kim oldu? Yayınlandığı gün reytinglerdeki başarısıyla dikkat çeken Şans Kapıyı Çalınca programı yoğun talep üzerine yeniden yayınlanmasına karar verildi. Ancak programın sunucu Ferit Aktuğ’un bi başka yapımla anlaşması üzerine sunucu arayışı başladı. Hem hareketli, hem sempatik hem de pratik zekâ isteyen yarışmanın yeni sunucusu Emre Altuğ olarak benimsendi. Değişen yepyeni konsepti ve sempatik sunucusuyla Şans Kapıyı Çalınca her salı akşamı Atv ekranlarında kaldığı yerden devam edecek. Keyifli seyirler
Şans Kapıyı Çalınca’da neler değişti? Yapılan değişikliğe göre yarışmaya iki değil üç aile katılacak. Üç yarışmacı evlerine götürülen oyunlarda ve Salı günleri stüdyoda ilk kez görecekleri sürpriz oyunlarda birbirlerine karşı ter dökecekler. Yarışmanın ilk oyunu olan 'Avantaj Oyunu'nda üç yarışmacı da aynı anda yarışacak ve en başarılı olan aile, başka bir uygulamaya gerek olmadan finale kalacak. Avantaj oyununda başarısız olan diğer iki yarışmacı aile, yarı finalde kendileri için hazırlanan üç oyuna çıkacak. Eğer bu üç oyundan iki tanesini kazanarak rakibini elerse finale kalma avantajına sahip olacak.
50 Bin liralık ödülü kim kazanacak? Sempatik sunucu Emre Altuğ’un sunumuyla ekrana gelecek Şans Kapıyı Çalınca bir yarışma programı. Berna Keklikler’in koordinatörlüğündeki programda finale kalan iki aile 50 Bin TL’lik ödülü kazanmak için sürpriz oyunlarda kıyasıya mücadele edecek. Programın sonunda heyecan daha da artarken yarışmayı kazanan aile tam tamına 50 bin liralık büyük ödülün de sahibi olacak.
Emre Altuğ Kimdir? 1970 İstanbul doğumlu oyuncu, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Tiyatro Bölümü mezunudur. 1999 yılında çıkardığı ilk albüm olan İbret-i Alem ile tanınan şarkıcının en büyük hayali oyuncu olmaktı. Müzik kariyerinde hızla ilerleyen Altuğ, 2000 yılında Bir Kış Öyküsü adlı müzikalde oyunculuk serüvenine başladı. Kendisi gibi sunucu manken Çağla Şikel ile evlenen Emre Altuğ’a Salı akşamları Atv’de yayınlanacak Şans kapıyı Çalınca programında başarılar diliyoruz.
Yasak Elma Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Yeni Fragmanlar YuregininSesi Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Sefirin Kızı Fragman Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Fragman Baraj Fragman Ramo Fragman Doğduğun Ev Kaderindir Fragman Zümrüdüanka Fragman Kefaret Fragman Survivor Fragman Masumlar Apartmanı Fragman Sen Çal Kapımı Fragman Sadakatsiz Fragman Arıza Fragman Kırmızı Oda Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2020.09.12 02:16 fragmanlife iki dev isim menajerimi arada karsi karsiya

Star TV’nin bu sezona damga vuracak dizisi Menajerimi Ara’da konuk olacak iki isim karşı karşıya geldi. hem güldüren hem eğlendiren yönleriyle menajerimi Ara bu salı ekranda.
Dizi ve filmlerde oynayan ünlülerin hayatlarını mercek altına alan Menajerimi Ara dizinin ilk bölümü yayınlandı ve çok beğenildi. Format gereği her bölüme bir ünlünün konuk olacağı Menajerimi Ara’da iki dev isim karşı karşıya geliyor. Star Tv’de yayınlanması için Ay Yapım tarafından hazırlanan ve Call My Agent adlı diziden uyarlama olan Menajerimi Ara’da yer alacak iki dev isim kimler ve ne için karşı karşıya gelecekler? İşte dizi severlerin merak ettiği konu ve konuklar haberimizde. Şimdi detaylar
İki dev isim Menajerimi Ara'da karşı karşıya! Star TV’nin bu sezona damga vuracak dizisi Menajerimi Ara’da konuk olacak iki isim çekimleri tamamladı. Birbirinden usta oyuncuların görev yaptığı diziyi Ali Bilgin yönetirken senaryo Yeşim Çıtak ve Yelda Eroğlu ikilisine emanet. Barış Falay, Canan Ergüder, Fatih Artman, Ahsen Eroğlu, Denizcan Aktaş ve Ayşenil Şamlıoğlu gibi birbirinden usta oyuncuların görev yaptığı dizide Nükhet Duru ve Nebahat Çehre karşı karşıya gelecek ve kıyasıya rekabet edecek. Eski ama unutulmayan iki usta oyuncu, dizideki menajerlerine kök söktürürken ekran başındakileri hem güldürecek hem de düetleriyle heyecanlandıracak.
Bir yanda Nükhet Duru, diğer yanda Nebahat Çehre! Bir zamanlar sanat dünyasını kasıp kavuran Nükhet Duru ve Nebahat Çehre, bu sefer kozlarını ‘Menajerimi Ara’da paylaşacak. Çekimlere az bir süre kala başrol oyunculuğunu kabul etmeyen Nebahat Çehre, dizide menajeri Feris’i herkese alay konusu yapmıştır. Aynı projeye Nükhet Duru’nun önerilmesi ikili arasında çok eski tarihlerden kalma defterlerin açılmasına yol açar ve eğlence de burada başlar. Birbirine küs olan hatta zaman zaman sahnede rakip iki oyuncuyu canlandıran Duru ve Çehre’nin karşı karşıya geldiği anlar izleyiciyi ekrana bağlayacak. Bölümün sonlarına barışıp düet yaptıkları anlar ise bölümü unutulmaz sahnelere dahil edecek. Yönetmen koltuğunda ise Ali Bilgin’in oturduğu ‘Menajerimi Ara’, her Salı akşamı saat 20.00’de Star TV ekranlarında. Keyifli seyirler
Menajerimi Ara’nın Konusu Ne? Star Tv ekranlarında ilk bölümü geçen hafta yayınlanan ve Ay Yapım imzasını taşıyan uyarlama dizi Menajerimi Ara izleyiciye ünlülerin büyülü dünyasını izlettiriyor. Call My Agent adlı diziden uyarlama olan Menajerimi Ara dizisi ünlü isimlerin ve onların menajerlerinin yaşadığı stresli ve yer yer komik hayatları ekrana taşıyor. Ünlü isimlerin yaşadığı ışıltılı dünyada neler yaşadıkları içten ve yalın bir kurguyla ele alınıyor. Sıralı bölümler yerine tek bölümlük olan dizinin her bölümüne bir veya birkaç ünlü konuk olarak katılıyor.
Yasak Elma Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Yeni Fragmanlar YuregininSesi Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Sefirin Kızı Fragman Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Fragman Baraj Fragman Ramo Fragman Doğduğun Ev Kaderindir Fragman Zümrüdüanka Fragman Kefaret Fragman Survivor Fragman Masumlar Apartmanı Fragman Sen Çal Kapımı Fragman Sadakatsiz Fragman Arıza Fragman Kırmızı Oda Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.11.08 01:19 furkantopal Yunan müzikleri ve kültürü üzerine [Yorumlarınızı bekliyorum mutlaka]

Şimdi size keşfettiğim bazı Yunan müziklerinden en beğendiklerimi paylașacağım. Bu başlığı temelinde onun için açtım, ama aynı zamanda biraz da öğrendiklerimi ve bunun hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Ve bunun üzerine sizlerden yorumlar almak. Bildiğiniz gibi Yunanistan'a gitmeyi planladığım için, Yunan kültürünün iç yüzünü araştırmaya koyuldum. Üniversitede Tarih okuduğumdan ve araştırmacı bi kişiliğe sahip olduğumdan Yunanların Antik ve Bizans dönemiyle ilgili, mitolojileriyle ilgili ve tabiki de felsefesiyle ilgili biraz bilgim vardı. Ama günümüzdeki kültürlerine dair nerdeyse hiçbir şey bilmiyordum, hatta ciddi ciddi bir tek Yunanca sözcük bile bilmiyordum. Yani selam vermesini dahi bilmiyordum. Şimdi yaklaşık bir haftadır dil üzerine de çalışıyorum. Ama bi kültürü keşfetmenin en direkt ve iç yolu, o milletin müziklerine bakmaktır diye düşünüyorum. Ve öyle de yaptım. Biraz greece subredditinden Yunan rap parçaları istemiştim, o önerilerle başladım, derken kendim geze geze farklı türlerde de gerçekten çok ilginç şeyler keşfettim. Bunlar uzun hikaye. Öncelikle sizinle bunları paylaşmak istiyorum çünkü müzik kütüphanenize gerçekten güzel müzikler ekleneceğini düşünüyorum. Öte yandan işin iç boyutu ve bende oluşturduğu bazı düşüncelere değinmek istiyorum, bu devlet sınırları ve diller öyle bir şey ki, dip dibe olduklarımızla bambaşka dilleri konuşuyoruz, ortak şeyler var evet ama temelinde bambaşka altyapılarda kültüre sahibiz. Ve daha da ilginci birbirimizden zerre haberimiz olmuyor.
Başta şunu itiraf etmeliyim, Yunan dilini çok sevdim, bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum, kulağa hoş geliyor, İspanyolca'nın daha cool hali gibi ve biraz da İtalyanca'yı andırıyor. Açıkçası 400 yıl boyunca Türklerin hakimiyetinde kalıp (ki öncesinde de o kadar güçsüz düşmüşler ki Sırpların hakimiyetinde bile kalmışlar, öncesinde de Romalıların vs, yani çalkantılı bir tarihleri var) dillerini bu kadar koruyabilmiș olmalarına da şaşırdım. Çünkü bildiğiniz bambaşka bir dil. Araştırmalarım sonucunda şu anki kullandığımız Latin alfabesinin de, Rusların kullandığı Kiril alfabesinin de, ve daha birçok alfabenin atasının Yunan alfabesi olduğunu öğrendim. Ve yazılı kaynağa ulaşılabilmiș, dünya üzerinde 'bilinen' en eski dilin de Yunan dili olduğunu öğrendim. +5000 yıllık bir dil. Yani adamlar esasında ciddi ciddi Sümerler, Asurlar, Hititler zamanından kalma bir millet, diğer diller ve milletler tarihe karıştı ama antik çağlardan bu zamana kadar aynı isimle kalabilen tek millet. Tabi tarihin güç döngüsü içerisinde en parlak zamanları Büyük İskender zamanında kalmış ama Rönesans ve Reform'un temelini atan düşünceler yine Antik Yunan döneminden kalma düşüncelerle atıldı. Hani bu etkilerini biliyordum ama alfabe ve dil olayını bilmiyordum, Avrupa'nın Yunanistan'a bu kadar sahip çıkmasının aslında harbiden hak edilmiş bir vefa borcu olduğunu daha iyi kavradım, ki Osmanlı'dan bağımsızlıklarını da arkasına İngiltere, Fransa ve Rusya gibi devletleri alarak ilan etti zaten. Günümüzde bi ekonomik krizde bile Avrupa'dan Yunanistan'a hemen yardım geliyor. Yani Avrupa kültürünün temelini Yunanların attığı herkesçe bilinen bir şeydir ama bunun günümüzde bile hala prestijinin sürdürmesinin balon bir şey olmadığını öğrenmiş oldum. Ayrıca Hint-Avrupa dil ailesine bağlı olsa da, diğerlerinden tamamen ayrı bir kategoride olduğunu da. Yani tamamen özgün bir dil. Nüfusları da gerçekten aslında çok az yani İstanbul'un nüfusu kadar bile değil. Yaklaşık 11 milyon nüfusu var. Bi nevi günümüze ulaşmış tarihi bir figür gibiler.
Şimdi bu ön bilgilendirmelerden sonra gelelim en beğendiğim parçalara, size 4 + 1 bonus şeklinde sunucam keşfettiğim bestlerimi;
Asıl olarak beğendiklerim bunlar. Yunan müzik turlarımda benim oluşturduğum Mahşerin Dört Atlısı bu yani.
Artı bonus olarak müzikal olarak bunlar kadar iyi olmasa da insanı acayip pozitif hissettiren bir parça var. Bu Stavento denen adam Yunanistan'da ünlü birisiymiș, başka şarkılarını da dinledim ve bu parçada düet yaptığı hatun acayip sempatik. Şu klibi izleyerek parçayı dinlediğinizde bilmiyorum siz de benim gibi kendinizi gülümserken bulacak mısınız;
Bonus Parça
Evet millet, sizinle paylaşmak istediklerim bu kadar. Ne düşünüyorsunuz bu müzikler hakkında? Ve varsa eklemek istediğiniz bir şeyler nedir düşünceleriniz? Tüm bunları tek başıma keşfedip kendim şaşkınlık yaşıyorum. Sizinle de paylaşmak istedim. Yanı başımızda bambaşka bir kültür var. Bana göre bu parçalar efsane ve Yunan dilinin harbi bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum. Diğer komşularımızın dillerinden aşağı yukarı haberdarım, hepsini duymuşluğum var. Hele Fatih Terim'in Ermenistan'da basın açıklaması yaparkenki o Ermenice ne kasvetli bir dildi öyle. Kürtçeyi zaten biliyoruz, hiç estetik bir dil değil, Ruhani'den Farsçayı da duyduk, zaten bunlar akraba diller, altımızda Araplar var zaten, bunlar da hiç kulağa hoş gelen diller değil bana göre. Üstte Ukrayna tarafları var, onların aksanı yani slavic diller Türkçe gibi damaktan konuşulan dillerdir, aksan olarak çok benziyor bize, kulağa biraz tırmalayıcı geliyor ama bi önceki saydıklarıma nazaran daha güzel bi dil Rusça. Bulgarca da aynı şekilde Türkçe-Rusça karışık tadında, bir iticiliği yok ama ahım şahım bi çekiciliği de yok. Gerçi Yunanca'yı öğrendikten sonra sıradaki öğreneceğim dil Rusça olacak. Ama bu Yunan dili benim harbi hoşuma gitti. Dibimizde İspanyolcanın daha hoş bi versiyonu varmış, harbiden yeni haberim oluyor. Hatta Youtube'daki LangFocus kanalının "Yunanca ve İspanyolca neden birbirlerine benziyor" diye bir videosuna denk geldim kendim bu benzerliği farkettikten sonra. Altına bi Yunan demiş ki, "La Casa De Papel'i ilk izlediğimde 'Bi dakka bunlar Yunanca konuşuyor ama aynı zamanda bu Yunanca değil' dedim" diyor. Öyle bi muhabbet yani. Bir dili öğrenirken o dilin kulağa hoş gelişi çok önemli bence ve insanın o dili öğrenme azminde en büyük pay sahibi de bu etken olsa gerek. Almanca'yı da seven biri olarak, (gırtlaklı konuşulan dillerden tek sevdiğim dil) umarım onu da envanterime eklerim bir gün. Neyse konumuz Yunan müzikleri ve kültürü. Kendimi artık Deutsche Rap'in yanında dinlemekten keyif alacağım ekstradan yeni bir rap dili ve hatta müzik yani vokal dili bulmuş gibi hissediyorum. Benim düşüncelerim bunlar. Bi de sizinkileri alalım. Parçalar nasıl sizce? Ve tüm bu anlattıklarımla ilgili genel olarak ne düşünüyorsunuz?
submitted by furkantopal to KGBTR [link] [comments]


2019.07.11 10:57 Haberfutbol24 11 Temmuz 2019 Perşembe Transfer Haberleri

11 Temmuz 2019 Perşembe Beşiktaş Transfer Haberleri
Dorukhan Toköz transferinde son dakika! İtalyanlar açıkladı...
Beşiktaş'ın yıldız ismi Dorukhan Toköz'ün Udinese'ye transferinde sıcak saatler yaşanıyor. İtalyan basınından konuyla ilgili gündeme bomba gibi düşen bir son dakika haberi geldi. Beşiktaş'ın geçtiğimiz yaz Eskişehirspor'dan kadrosuna kattığı Dorukhan Toköz, yeni takımı için artık gün sayıyor. İtalyanların dünyaca ünlü spor gazetesi La Gazzetta dello Sport, bugün okuyucularıyla paylaştığı son dakika haberinde 23 yaşındaki milli futbolcunun Serie A ekiplerinden Udinese'ye transferinin bittiğini duyurdu.
Haberde defansif orta saha oyuncusu için Siyah Beyazlılar'a ödenecek olan bonservis bedelinin 10 milyon euro olacağı kaydedilirken konuyla ilgili resmi açıklamanın çok kısa bir süre içerisinde yapılacağı ifade edildi. Gazete, Beşiktaş'ın dün resmi internet sitesi aracılığıyla Udinese ile hazırlık maçı yapacağını duyurmasının da tesadüfi bir gelişme değil, doğrudan doğruya Dorukhan'ın transferiyle ilgili olduğunu yazdı.
Beşiktaş ilk transferini açıklıyor! Andres Lioi İstanbul'a geliyor.
Yaz transfer döneminin sessiz takımı Beşiktaş, siftahı 22 yaşındaki bir Arjantinliyle yapmaya hazırlanıyor. Siyah Beyazlılar'ın Rosario Central forması giyen sağ kanat oyuncusu Andres Lioi'yi imza için İstanbul'a getireceği öğrenildi.
Yaz transfer döneminin sessiz takımı Beşiktaş'la ilgili Arjantin'den gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi. Ülkede yayım yapan Diario Panorama gazetesi, Rosario Central forması giyen sağ kanat oyuncusu Andres Lioi'nin Avrupa'dan ciddi bir teklif aldığı için Central Cordoba'ya kiralanmaktan son anda vazgeçtiğini yazarken söz konusu teklifi yapan takımınsa Beşiktaş olduğu ortaya çıktı.
Arjantinli gazeteci Adriano Savalli, kendisine ait Twitter hesabından paylaştığı haberde "Andres Lioi, Beşiktaş'la şu an kontrat detaylarını görüşüyor. Central Cordoba'ya gitmeye çok yakındı ancak son anda devreye giren Türk kulübü işi bitirdi. Kendisi, yarın takımdan ayrılacak ve satın alma opsiyonuyla birlikte bir yıllığına kiralanacak." ifadelerini kullandı.
İşte Abdullah Avcı'nın aradığı stoper! Resmi teklif yapıldı
Beşiktaş, yeni sezon için transfer çalışmalarını sürdürüyor.
Siyah beyazlıların gündemine gelen Timothée Kolodziejczak transferinde önemli gelişmeler yaşanıyor.
Teknik Direktör Abdullah Avcı'nın öncelik verdiği sol stoper transferini gerçekleştirmek isteyen siyah beyazlılar, geçtiğimiz sezon Saint-Étienne'de kiralık olarak forma giyen Fransız stoper Timothée Kolodziejczak için teklifini yapmıştı.
Ortacizgi.com'un haberine göre; Beşiktaş yönetimi'nin 27 yaşındaki oyuncunun bonservisini elinde bulunduran Meksika ekibi Tigres'e 3,5 milyon Euro teklif ettiği öğrenildi.
Tigres ise Fransız oyuncu 4 milyon Euro bonservis bedeli talep ediyor.
Türkiye'de oynamaya sıcak bakan Timothée Kolodziejczak için siyah beyazlı yönetimin Meksika ekibinden haber beklediği belirtildi.
Wolverhampton istedi, Quaresma reddetti
Premier Lig ekibi, Beşiktaş’ın Portekizli süperstarının peşine düştü. Kartal’ın yıldızına menaceri aracılığıyla teklifte bulunan Ada ekibi, Q7’den olumsuz aldı. Tecrübeli futbolcu, 1 yıllık kontratına sadık kalma kararı aldı. Kara Kartal’ın Portekizli yıldızı Ricardo Quaresma’ya, İngiltere Premier Lig ekiplerinden Wolverhampton’ın talip olduğu ortaya çıktı. Beşiktaş’la 1 yıllık daha kontratı bulunan 35 yaşındaki kanat oyuncusu için menaceri aracılığıyla ilk teması kuran Ada ekibine, tecrübeli futbolcudan jet yanıt gitti. Beşiktaş’taki alacakları sebebiyle kulüple zaman zaman sorun yaşasa da ailesiyle birlikte İstanbul’daki hayatından memnun olduğunu belirten Q7’nin, menaceri aracılığıyla gelen bu öneriyi reddettiği bildirildi.
Avcı’yı da sevindirdi
Siyah-Beyazlılar’ın dün Riva’da yaptığı takım çalışmasında hırsı ve yüksek performansıyla dikkat çeken Ricardo Quaresma, yeni hocası Abdullah Avcı’yı da sevindirdi. Bireysel futbol anlayışında değişim gözlenen Q7, Avcı’nın takım oyunu üzerine kurduğu taktiğe adapte olduğu hemen fark edildi. Sık sık Avcı’yla performansıyla ilgili konuşan Portekizli süperstarın, yeni sezonda da Beşiktaş’ın en önemli hücum silahlarından birisi olması bekleniyor.
Canlı Maç İzle, Bein Sport Şifresiz Maç İzle, Futbol Cafe TV Taraftarium24 İzle,

11 Temmuz 2019 Perşembe Fenerbahçe Transfer Haberleri

Trezeguet resti çekti!

Reuters, Trezeguet'in Kasımpaşalı yöneticilerle görüştüğünü ve takımdan ayrılmak için izin istediğini yazdı. Mısırlı oyuncuya Fenerbahçe ve Aston Villa'nın talip olduğu biliniyor. Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal’ın transfer listesinde kanat için ilk sırada yer alan Mısırlı Mahmud Trezeguet ile ilgili Reuters’ten ilginç bir haber geldi.
Afrika Kupası’ndan Mısır’ın elenmesinden sonra Trezeguet’nin, Kasımpaşa yönetimiyle görüştüğü ve “Ayrılmam için izin verin. Beni isteyen önemli kulüpler var. Buradaki görevimi tamamladım. Şimdi gitmek istiyorum” dediği bildirildi.
Trezeguet’nin, Kasımpaşa tecrübesinin ardından daha fazla deneyim için bir başka kulübü istediği de belirtildi.
ASTON VİLLA 10 MİLYON VERİYOR
Haberde Mısırlı oyuncunun Kasımpaşa ile etkileyici bir performans ortaya koyduğu ve Türkiye Ligi’nin en iyi oyuncularından biri seçildiği belirtildi.
France Football tarafından da oyuncunun Mart ayında Avrupa’daki en iyi Afrikalı seçildiği vurgulandı. Trezeguet’yi Türk kulüpleri Fenerbahçe ve Galatasaray’ın dışında, Aston Villa, Watford, Lyon ve Marsilya gibi kulüplerin de istediği hatırlatıldı. Aston Villa’nın oyuncuya 10 milyon euro vermeye hazır olduğu da bildirildi.

Napoli Başkanı Elif Elmas transferini açıkladı!

Napoli Kulübü'nün Başkanı Aurelio De Laurentiis, Fenerbahçe'nin Makedon futbolcusu Eljif Elmas'ı transfer edebilmeleri için oyuncu satmaları gerektiğine dikkat çekti. İtalyan basınına açıklamalarda bulunan Laurentiis, 19 yaşındaki orta saha oyuncusu Eljif Elmas transferini çok önemsediklerini söyledi. Napoli Başkanı, transfer ile ilgili olarak şöyle konuştu;
"Eljif Elmas'ın transferini çok önemsiyoruz, bunu da inkar etmiyoruz. Bu transfer görüşmesinde ileri seviyeye geçtik. Ancak kadromuz çok geniş ve daha da kalabalıklaşmasını önlemek için satış yapmamız gerekiyor."

Kolarov'da şok gelişme! Fenerbahçe...

Ersun Yanal'ın gözdesi Aleksandar Kolarov'un Roma Teknik Direktörü Paulo Fonseca ile görüştüğü ve 1 yıl daha İtalyan kulübünde kalmaya sıcak baktığı iddia edildi. Fenerbahçe Kolarov transferini bitirmeye yaklaşmışken, Roma’nın başına geçen ve yönetime ‘kalsın’ raporu veren yeni teknik direktör Paulo Fonseca, dün futbolcuyla özel bir görüşme gerçekleştirdi.
Taraflar arasındaki görüşmenin neticesinde Sırp futbolcunun bir sene daha sarı-kırmızılı ekipte kalma konusuna soğuk bakmamaya başladığı ve şimdilik kendisine takımda yola devam edeceği gözüyle bakıldığı öğrenildi.
Portekizli teknik adamın, futbolcunun görev mevkisinde yapmayı düşündüğü değişiklik hakkında da kendisini bilgilendirdiği ve Kolarov’un bunu kabul ettiği belirlendi.
Buna göre Kolarov’u doğal bölgesi sol bek yerine stoperde kullanacağı bilgisinin deneyimli oyuncuya verildiği, takımda kaldığı takdirde bu bölgede oynayacağının farkında olduğu kaydedildi. Ancak tüm bu gelişmelere karşın oyuncunun Fenerbahçe’ye transferinin tamamen imkansız hale gelmediği ortaya çıktı. Sarı-lacivertlilerin ısrarını sürdürdüğü transfer sürecinin, önümüzdeki günlerde yeni gelişmeler ortaya çıkarmasının da sürpriz olmayacağı aktarıldı.
Roma teknik direktörü Fonseca’nın, futbolcusunu yeni görev bölgesinde oynarken görmeyi istediği, bunun için önümüzdeki haftalarda yapacakları hazırlık maçlarında kendisini burada oynatarak test etmek istediği tespit edildi. Ancak bunun uzun bir süre alacak olmasının getirdiği belirsizlik durumunun, futbolcunun soluğu yeni bir takımda almasıyla sonuçlanacak süreci başlatabileceğine de dikkat çekildi.

Ndiaye Fenerbahçe'ye gelmek istiyor!

Son olarak Muriç ve Altay’ı kadrosuna katan Fenerbahçe’de yeni hedef Badou Ndiaye. Kanarya, yıldız ismi kiralamak istiyor. 28 yaşındaki yıldızın Sarı-Lacivertliler'e sıcak baktığı, oyuncunun kulübü Stoke City ile ise görüşmelerin sürdüğü öğrenildi. Fenerbahçe'de yeni hedef Badou Ndiaye… Son olarak Vedat Muriç ve Altay Bayındır'a imza attıran, Garry Rodrigues transferini de bitirme noktasına gelen Sarı-Lacivertliler, Senegalli Ndiaye'yi de kadrosuna katarak orta alanı daha da güçlendirmek istiyor.

KİRALAMA TEKLİFİ YAPILACAK

Sarı-lacivertliler, geçen sezon Galatasaray forması giyen ve bonservisi Stoke City'de olan Ndiaye için İngiliz ekibine satın alma opsiyonlu, kiralama teklifinde bulunacak.

F.BAHÇE'YE SICAK BAKIYOR

Şu anda Senegal Milli Takımı ile Afrika Kupası'nda olan Ndiaye'nin Fenerbahçe'ye gelmeye sıcak baktığı öğrenildi. Bu da Sarı-Lacivertliler'in transferdeki şansını artırıyor.

ERSUN YANAL ÇOK BEĞENİYOR

F.Bahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal'ın Ndiaye'yi çok beğendiği ve takımında görmek istediği öğrenildi. Sarı-Lacivertli yönetim de 28 yaşındaki oyuncu için şartla zorlama kararı aldı.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Bein Sport Şifresiz İzle, Futbol Cafe TV

11 Temmuz 2019 Perşembe Galatasaray Transfer Haberleri

Son dakika! Fernando Türkiye'den ayrıldı!!!

İspanya La Liga ekiplerinden Sevilla'ya transfer olan Galatasaray'ın yıldız futbolcusu Fernando Reges, ailesiyle birlikte Türkiye'den ayrıldı. Geçtiğimiz günlerde İspanyol ekiple anlaşma sağlayan Brezilyalı futbolcu, İstanbul Havalimanı'ndan Lizbon'a gitti. Fernando'nun daha sonra Sevilla kentine geçeceği öğrenildi.
Bu arada Fernando Reges, transferiyle ilgili basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı.

Onyekuru Galatasaray'ı istiyor! Menajeriyle tartıştı!

Galatasaray forması giymek isteyen Onyekuru, CSKA Moskova’yla masaya oturan temsilcisi Barmada’yla tartıştı!. Transferin hızlı takımı Galatasaray, sürekli olarak yeni isimleri açıklarken taraftarlar, Onyekuru’nun durumunu merak ediyor. Bonservisi Everton’da bulunan 22 yaşındaki sol kanat oyuncusu için pazarlıklar sürerken menajeri Barmada, “CSKA Moskova’yı reddettiğimiz yönündeki haberler gerçeği yansıtmıyor. Görüşmeleri sürdürüyoruz” demişti. İşte bu sözler üzerine Henry Onyekuru ve menajerinin arasına soğukluk girdi.

GÖRÜŞMELER DONDURULDU

Nijeryalı futbolcu, temsilcisiyle bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek, “Everton beni 1 yıl daha kiralayacaksa bu takımın Galatasaray olmasını istiyorum. Rusya’yı kesinlikle düşünmüyorum. Galatasaray’la Şampiyonlar Ligi’nde vitrin yapabilirim” dedi. Bunun üzerine Barmada’nın Rus ekibiyle görüşmeleri dondurduğu belirtildi. G.Saray-Everton pazarlığı ise sürüyor.

Galatasaray'da ya Mariano ya da Linnes yolcu!

Galatasaray orta sahaya transfer yapmak için sağ bekteki Mariano ya da Linnes’den birini satmayı planlıyor. Öncelik ise Mariano’nun satılması...
Transferde yol haritasını belirleme uğraşı veren Galatasaray, orta sahaya transfer yapmak için Mariano ve Linnes'den birini göndermeyi planlıyor. Sağ bek pozisyonu için Şener Özbayraklı'nın transferinden sonra Mariano ve Linnes'ten birinin gönderilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

İLK TERCİH MARIANO

Galatasaray'da yıllık 2.2 milyon Euro olan Mariano'nun gönderilecek oyuncular arasında ilk sırada olduğu öğrenildi. Bu futbolcu için yapılan teklifler mercek altına alındı. Linnes için de bazı kulüplerin devrede olduğu belirlendi. G.Saray Yönetimi'nin bu konuda en kısa sürede karar vereceği öne sürüldü.

Galatasaray'dan sürpriz hamle... Muslera'nın yanına Okan Kocuk!

Galatasaray'dan sürpriz kaleci hamlesi... Yerli kaleci transferinde Galatasaray’ın gündeminde Okan Kocuk var. 23 yaşındaki başarılı file bekçisi için Bursaspor ile görüşme yapılacak. Okan'ın Galatasaray'a transfer olmayı çok istediği öğrenildi. Sarı-Kırmızılılar, bu yaz döneminde Muslera’nın arkasına artık iyi bir yerli kaleci almak istiyor. Yıllardır Uruguaylı file bekçisinin kadroda sağlam alternatifi bulunmazken, Galatasaray teknik heyeti Okan Kocuk’un ismini yönetime iletti. Küme düşen Bursaspor’la yeni sezon hazırlıklarına başlayan 23 yaşındaki Okan’ın bonservis bedeli 2.5 milyon TL. Geçen sezon Süper Lig’de 22 maça çıkıp, kalesinde 23 gol gören 1.87’lik genç eldiven, daha önce A Milli Takım’ın aday kadrosuna da çağrılmıştı. İkinci Başkan Abdurrahim Albayrak, önümüzdeki günlerde Bursaspor Yönetimi ile görüşecek ve Okan’ı resmen isteyecek. Genç eldiven ise Galatasaray’a gelmek için adeta can atıyor.
Canlı Maç İzle, Futbol Cafe TV, Bein Sport Şifresiz Maç İzle, Taraftarium24 İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.07.04 11:10 Haberfutbol24 4 Temmuz 2019 Perşembe Transfer Haberleri

4 Temmuz 2019 Perşembe Beşiktaş Transfer Haberleri
Boateng, Beşiktaş'a gelmek istiyor!
Kartal Kevin Boateng’i kiralamak için İtalyan kulübüyle aralıksız olarak görüşüyor. Yıldız futbolcunun da Beşiktaş’a gelmek istemesi bu transferin bitme ihtimalini çok güçlendirdi. Beşiktaş ​Boateng için görüşmelerine hız verdi. Takıma yararı olacak oyuncuların yanı sıra ses getirecek bir ismi renklerine bağlamak isteyen Siyah-Beyazlı yönetim Ganalı forvet için kulübü Sassoulo ile görüşmelerini aralıksız olarak sürdürüyor.
Yönetimin tecrübeli oyuncu için İtalyan kulübüne kiralama teklifinde bulunduğu gelen bilgiler arasında.
Ganalı starın Beşiktaş'ta oynamak istemesi Siyah- Beyazlı yönetimin elini güçlendirmiş durumda. Geçtiğimiz sezon İtalya Ligi'nde 13 maçta oynayan Boateng kiralık gittiği Barcelona'da ise 4 maçta forma giydi.
Beşiktaş Mehmet Topal'a teklif yaptı!
Mali sıkıntılar nedeniyle Dorukhan Toköz’ü satış listesine koyan Beşiktaş, Fenerbahçe ile olan sözleşmesini fesheden ve bonservisi elinden olan 33 yaşındaki oyuncu Mehmet Topal’a 2 yıllık sözleşme teklif etti. Beşiktaş'ta dün sürpriz bir gelişme yaşandı. Siyah beyazlıların uzun süre önce anlaştığı ancak Mısır kulübü Pyramids'in peşinat istemesi sebebiyle bir türlü imza attırılamayan Okechukwu Azubuike, Medipol Başakşehir ile anlaştı.
Mali sıkıntısı nedeniyle Dorukhan Toköz'ü satmaya karar veren ve İtalyan ekipleriyle temas halinde olan siyah-beyazlılar, mutlak bir ön libero için Mahmut Tekdemir'i gündemine alsa da Başakşehir'in oyuncusunu bırakmayacağını açıklaması üzerine ibrenin değişmesine neden oldu.
ABDULLAH AVCI ÇOK GÜVENİYOR
Geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe ile sözleşmesini karşılıklı olarak fesheden Mehmet Topal ile resmi temaslara başlayan siyah-beyazlılar, Topal'ın da kariyerine Türkiye'de devam etme isteğiyle birlikte transferi hızlandırdı. 33 yaşındaki tecrübeli oyuncuyu teknik direktör Abdullah Avcı'nın istediği ve takıma büyük fayda sağlayacağına inandığı kaydedildi. Deneyimli isme iki yıllık sözleşme teklifi götürüldüğü öğrenilirken, transferde hafta başına kadar neticeye varılması bekleniyor. Futbolculuk kariyerinde 480 maç bulunan Mehmet Topal, bu maçlarda 31 gol atarken 30 da asist kaydetme başarısı gösterdi.
22 milyondan vazgeçmişti
Mehmet Topal, F.Bahçe'de yaşadığı yorucu olayları gerekçe göstererek, 3.4 milyon Euro (yaklaşık 22 milyon TL) alacağından vazgeçip sözleşmesini feshetmişti.
Beşiktaş'ta ikinci feda dönemi
Beşiktaş halihazırda kadrosunda bulunan 26 oyuncuya toplam 30 milyon 500 bin Euro garanti ücret ödüyor. Siyah beyazlı yönetim takımdan gidecekler ve yerlerine geleceklerle birlikte, maaş bütçesini bu rakamın da altına çekmeye çalışacak. Mali kriz nedeniyle takım bütçesinde küçülmeye giden Beşiktaş, adeta ikinci Feda dönemini başlattı. Siyah beyazlı yönetim, halihazırda elindeki 26 futbolcuya toplam 30 milyon 500 bin Euro garanti ücret veriyor. Henüz yeni bir transfer yapmayan Beşiktaş, takımdan ayrılacak oyuncular da hesaba katıldığında takım bütçesinde 30.5 milyon Euro’nun da altına düşmeye çalışacak. Bunun için de transferde acele edilmeyecek. Mümkün olduğunca bonservisi elinde olan oyunculara yönelecek olan Beşiktaş, oyunculara verilecek ücretlerde de istisnai durumlar hariç, 2 milyon Euro’nun üzerine çıkmayacak.
Uzatmak isteyen feda eder
Yönetim, gelecek sezon mukavelesi sona erecek olan ve takımda kalma arzusu olan ve halihazırda 2 milyon Euro’nun üzerinde ücret alan oyunculara da daha düşük kontrat önerecek. Bunu kabul eden isimlerin sözleş
meleri uzatılacak. Siyah beyazlı takımda Quaresma, Vida, Medel, Ljalic, Lens 2 milyon Euro’nun üzerinde yıllık garanti ücret alıyor. Bu oyunculardan Ljajic hariç diğerlerinin hepsine uygun teklifler gelirse elden çıkarılacak. Bu da hem kulübe gelir sağlayacak hem de yüksek kontrat yükünü azaltacak.
Cyle Larin’den tasarruf
1.6 MİLYon Euro yıllık garanti ücret alan ancak yeterli verimi sağlamayan 24 yaşındaki Cyle Larin, en kötü ihtimalle kiralık olarak gönderilecek. Gerekirse bu oyuncunun yıllık ücretinin bir kısmını Beşiktaş ödemeye devam edecek. Yönetim, “Larin’den ne kadar tasarruf yapsam kârdır” mantığıyla bakıyor. Kanadalı golcünün Belçika ekibi Zulte Waregem’e kiralandığı öğrenilse de bu konuda henüz resmi açıklama yapılmış değil. Kadroda bulunan 11 yabancıya 19.6 milyon Euro ödenirken, 15 yerliye ise 70.8 milyon lira (10.9 milyon Euro) ödeniyor.
Beşiktaş Ali Adnan için girişimlere başladı!
Beşiktaş, Umut Meraş’taki belirsizlik nedeniyle Udinese’de oynayan Ali Adnan’a yöneldi. Yönetim İtalyan kulübüne resmi teklifte bulundu. Beşiktaş Yönetimi'nin Abdullah Avcı'nın isteği üzerine bu transferi bitirmek için çaba sarfettiği gelen bilgiler arasında yer alıyor. Beşiktaş'tan yeni bir atak... Yeni sezonda sol bekte sıkıntı yaşamak istemeyen Siyah- Beyazlı yönetim Bursaspor'da oynayan Umut Meraş'taki belirsizlik nedeniyle rotayı daha önce Çaykur Rizespor forması giyen Ali Adnan'a çevirdi.
Bonservisi İtalyan kulübü Udinese'de olan Iraklı futbolcu Vancouver'da kiralık olarak forma giyiyordu. Beşiktaş Yönetimi'nin Abdullah Avcı'nın isteği üzerine bu transferi bitirmek için çaba sarfettiği gelen bilgiler arasında yer alıyor.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle

4 Temmuz 2019 Perşembe Fenerbahçe Transfer Haberleri

Bryan Dabo'nun menajerinden flaş Fenerbahçe açıklaması!

Önümüzdeki sezona iddialı bir kadroyla girebilmek için çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Fenerbahçe'nin Fiorentina forması giyen Bryan Dabo'yu transfer etmek istediği öne sürülmüştü. Oyuncunu menajeri Patrick Mendy de çıkan iddialar üzerine bir açıklamada bulundu. Önümüzdeki sezona iddialı bir kadroyla girebilmek için çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Fenerbahçe'nin merkez orta saha bölgesini Serie A ekiplerinden Fiorentina'da forma giyen Bryan Dabo'yla güçlendireceği öne sürülmüştü.
Kulübüyle 2022 yazına kadar kontratı bulunan 27 yaşındaki Burkina Fasolu futbolcunun menajeri Patrick Mendy'den çıkan bu iddialar üzerine bir açıklama geldi. İtalya'da yayım yapan "Fiorentina.it" adlı internet sitesine konuşan Mendy, oyuncunun Sarı Lacivertliler'e transfer olup olmayacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Fenerbahçe'yle hiçbir görüşmemiz olmadı. Bunların yalnızca birer dedikodudan ibaret olduğunu düşünüyorum. Zira Fenerbahçe'nin sportif direktörü Damien Comolli'yi çok tanıyorum ve oyuncumu istese beni kesinlikle arardı. Bryan şu anda Fiorentina'ya odaklanmış durumda ve başarılı bir sezon geçirmeyi hedefliyor. Yeni yönetimle şimdiye dek görüşmedim. An itibarı ile de planlanmış bir görüşmemiz yok."

Fenerbahçe Yasir Subaşı'nı kadrosuna kattı! Sıra Rodrigues'te...

Kadrosuna daha önce Murat Sağlam, Allahyar Sayyadmanesh, Emre Belözoğlu ve Max Kruse’yi kattığını açıklayan sarı lacivertli kulüp, 23 yaşındaki sol beki de transfer edecek. Ayrıca Garry Rodrgues için görüşmeler sürüyor. Fenerbahçe'de transfer harekatı sürüyor. 1. Lig ekibi Ümraniyespor’da forma giyen Yasir Subaşı, 14 bin Euro’ya transfer olduğu İstanbul ekibindeki başarılı performansıyla dikkat çekti. Bunun üzerine F.Bahçe, eski oyuncusunun sözleşmesindeki, “1 milyon TL’ye geri alınabilir” maddesini devreye soktu ve Yasir’i renklerini kattı.
2 yıl için 5 milyon Euro ödenecek
F.Bahçe'nin , Suudi Arabistan ekibi Al Ittihad’ın gelecek sezon planlamasında yer almayacak Garry Rodrigues’i kiraladığı ifade edildi.
Yeşil Burun Adalı 28 yaşındaki kanat oyuncusunun transferinin kısa süre içerisinde duyurulması bekleniyor. Rodrigues ile 2 sezonluk sözleşme imzalanacağı ve futbolcunun da yaklaşık 2-2.5 milyon Euro civarı yıllık ücret alacağı belirtildi.

İngilizlerden Ozan Tufan'a büyük övgü!

İngilizler, derinlemesine Ozan Tufan’ı analiz etti. Türkiye’de oldukça ses getiren Ozan’ın, şimdi yeteneklerini Avrupa’ya ispatlaması gerektiği yazıldı.
İngilizler'in ünlü analiz platformu ‘totalfootballanalysis’, F.Bahçeli Ozan Tufan’ı inceledi. Kiralık gittiği Alanya’da ve Milli Takım’daki verileri üstünden gidilen grafiklerde, şu detaylar vardı:
Bir merkez orta sahaya göre atak ve savunmada çok rahat. Aynı zamanda saldırma ve patlama oranı yüksek. Anahtar pasları iyi. Cesaretini toplarsa, iyi bir oyuncu olacak. 24 yaşına kadar Milli Takım, F.Bahçe ve Bursa deneyimleriyle, ulusal düzeyde ses getirdi. Becerilerini kullanırsa, Avrupa’da ses getirecek. Türk futbolu için önemli bir sanatçı.

Elif Elmas Fenerbahçe'nin kasasını dolduracak

Fenerbahçe yönetimi, Makedon oyuncusunun transferinde hedefi bir hayli yükseğe çekti, planını değiştirdi. Birçok Avrupa ekibinin yakın takibinde olan Eljif Elmas için bonservisindeki çıkış maddesi olan 23 milyon euronun kulübe kazandırılması düşünülüyor. Bu nedenle genç yıldızın bir sezon daha sarı-lacivertli takımda kalıp, gelecek sezon satılması düşüncesi üzerinde ciddi ciddi duruluyor
Fenerbahçe Yönetimi Eljif Elmas transferinde hedef büyüttü. Birçok Avrupa kulübünün yakın takibinde olan genç futbolcu için bonservisindeki çıkış maddesi olan 23 milyon euronun kulübe kazandırılması hedefleniyor.
Sezon başı ve ortasındaki kötü performansı sebebiyle büyük hayal kırıklığı yaşayan yönetim, ardından Eljif ile biraraya gelmişti. Kötü gidişatın sebepleri masaya yatırılmıştı. Bu görüşme sonrası kendi pozisyonunda oynamaya başlayan Makedon futbolcunun performansı müthiş şekilde arttı. Daha önce 5-6 milyon euroya satma fikri hakimken bu miktar 15’lere yaklaştı.
Şimdiyse yönetimde Eljif’in 15 milyon euronun da üzerinde bir rakama satılma ihtimalinden bahsediliyor. Genç futbolcunun satışı için öncelikle UEFA kararı bekleniyor. Ancak yönetimin kafasında Eljif’ten maksimum bonservis geliri kazanmak var.
Bu nedenle futbolcunun satılmayıp bir sezon daha oynatılması ve 23 milyon euroya gönderilmesi planı üzerinde de ciddi ciddi duruluyor.
Baba faktörü
Genç futbolcunun babası Cevat Elmas ise bir İtalyan bir de Makedon menajerle tek tek külüpleri geziyor. Özellikle İtalyan kulüpleri ile yakın ilişki içine girilse de henüz hiçbir kulüpten resmi bir teklif gelmedi. Sadece menajerler aracılığıyla sarı - lacivertli kulübün ne kadar bonservis bedeli istediği soruluyor. Teklif edilebilecek rakamlar aktarılıyor
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle

4 Temmuz 2019 Perşembe Galatatasaray Transfer Haberleri

Galatasaray'dan Gustavo Cuellar bombası! 6 milyon euroluk teklif...

Yaz transfer döneminin hareketli takımı Galatasaray'la ilgili Brezilya'dan gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi. Sarı Kırmızılı kulübün 26 yaşındaki Kolombiyalı futbolcu Gustavo Cuellar için kulübü Flamengo'nun kapısını çok ciddi bir teklifte çaldığı öne sürüldü
Yaz transfer döneminde Ryan Babel, Jimmy Durmaz, Valentine Ozornwafor, Şener Özbayraklı ve Adem Büyük'ü kadrosuna katan Galatasaray ile ilgili Brezilya'dan gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi
Transferin en hareketli takımı olan Sarı Kırmızılılar'ın Flamengo'da forma giyen 26 yaşındaki Kolombiyalı defansif orta saha oyuncusu Gustavo Cuellar için transfer teklifinde bulunduğu öne sürüldü.

Son dakika! Galatasaray'dan Başakşehir'e flaş transfer!

Medipol Başakşehir, altyapının başına Galatasaray'dan ayrılan Nedim Yiğit'i getirdiğini resmen açıkladı. eni sezon hazırlıklarını sürdüren Medipol Başakşehir'den geleceğe yönelik büyük bir adım atıldı. Son olarak Galatasaray altyapısının başında bulunan Nedim Yiğit, Başakşehir'in altyapsının başına geçti.
Medipol Başakşehir'in yaptığı açıklama şöyle;
İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Akademi Direktörlüğü görevine Nedim Yiğit getirilmiştir. Uzun yıllar Genç Milli Takımlar ve A Milli Takım’da da görev yapmış olan Nedim Yiğit’e ailemize hoş geldin diyor, başarılar diliyoruz.

Flaş iddia! Yusuf Erdoğan'ın transferi askıya alındı.

Galatasaray'da yönetimin, transfer bitmeden Sarı-Kırmızılı formayla fotoğrafı ortaya çıkan Yusuf Erdoğan'ın transferini askıya aldığı iddia edildi. Yusuf Erdoğan'ın Galatasaray formasıyla verdiği fotoğraf başına bela oldu.
Cimbom; Jimmy Durmaz, Babel, Şener Özbayraklı, Adem Büyük, Ryan Babel, Ozornwafor gibi isimlerin transferini açıklarken, Yusuf Erdoğan'da flaş bir gelişme yaşandı.
Bonservisi elinde olan ve İstanbul’da hazırlıklarını sürdüren Yusuf’un, henüz imzayı atmadan askerde iken Galatasaray forması giymesinin sarı kırmızılı yöneticiler tarafından doğru bulunmadığı ve transferin askıya alındığı öne sürüldü.

Mbaye Diagne bu yüzden Arabistan'a transfer olamıyor!

Suudi Arabistan'daki futbol kulüpleri ve yönetimleriyle ilgili derin araştırmada Diagne'nin menajeri D'Avila'nın da adı geçti. Galatasaray, transfere kaynak bulabilmek için dört gözle Diagne’nin satışını beklerken, Suudi Arabistan kapısı kapandı. Genişletilen yolsuzluk soruşturmasında Diagne’nin menajeri William D’Avila’nın da isminin bulunması transferin başka ülkelere kaymasına neden oldu.
Suudi Arabistan’da futbol kulüplerinde yaşanan yolsuzluklar nedeniyle kulüp yönetimlerinin değişmesi ve Diagne transferinin de buna takılması olayı bununla da kalmadı. Derin soruşturmaya Türk futbol piyasasının yakından tanıdığı bir menajer de takıldı.
Suudi devletinin geçmişteki birçok transferi mercek altına aldığı ve Diagne’nin transferi için aracı olan menajer William D’Avila’nın adının da bu soruşturmalarda geçtiği ifade edildi. Bu durum nedeniyle Diagne’nin Suudi Arabistan Ligi Şampiyonu Al Nassr’a transferinin neredeyse imkansız bir hal aldığı ifade edildi. Suudi Arabistan’daki sıkıntılar nedeniyle Diagne için başka pazarlara kaydıkları, sarı-kırmızılıların da bir takım arayışının olduğu bildirildi. Galatasaray’daki birçok yapılacak transferin Diagne’nin satışıyla ilgili olması da yine bazı planların ertelenmesine neden olabilecek gibi görünüyor.
Derdiyok da gidemedi
Suudi pazarındaki duraklama nedeniyle birçok transfer de süreçten olumsuz etkilendi. Galatasaray ile sözleşmesi biten Eren Derdiyok’un da bir Suudi kulübü ile anlaşmasına karşın, yaşanan süreç nedeniyle bu transferin gerçekleşmediği dile getirildi.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.07.04 11:09 Haberfutbol24 4 Temmuz 2019 Perşembe Transfer Haberleri

4 Temmuz 2019 Perşembe Beşiktaş Transfer Haberleri

Boateng, Beşiktaş'a gelmek istiyor!
Kartal Kevin Boateng’i kiralamak için İtalyan kulübüyle aralıksız olarak görüşüyor. Yıldız futbolcunun da Beşiktaş’a gelmek istemesi bu transferin bitme ihtimalini çok güçlendirdi. Beşiktaş ​Boateng için görüşmelerine hız verdi. Takıma yararı olacak oyuncuların yanı sıra ses getirecek bir ismi renklerine bağlamak isteyen Siyah-Beyazlı yönetim Ganalı forvet için kulübü Sassoulo ile görüşmelerini aralıksız olarak sürdürüyor.
Yönetimin tecrübeli oyuncu için İtalyan kulübüne kiralama teklifinde bulunduğu gelen bilgiler arasında.
Ganalı starın Beşiktaş'ta oynamak istemesi Siyah- Beyazlı yönetimin elini güçlendirmiş durumda. Geçtiğimiz sezon İtalya Ligi'nde 13 maçta oynayan Boateng kiralık gittiği Barcelona'da ise 4 maçta forma giydi.
Beşiktaş Mehmet Topal'a teklif yaptı!
Mali sıkıntılar nedeniyle Dorukhan Toköz’ü satış listesine koyan Beşiktaş, Fenerbahçe ile olan sözleşmesini fesheden ve bonservisi elinden olan 33 yaşındaki oyuncu Mehmet Topal’a 2 yıllık sözleşme teklif etti. Beşiktaş'ta dün sürpriz bir gelişme yaşandı. Siyah beyazlıların uzun süre önce anlaştığı ancak Mısır kulübü Pyramids'in peşinat istemesi sebebiyle bir türlü imza attırılamayan Okechukwu Azubuike, Medipol Başakşehir ile anlaştı.
Mali sıkıntısı nedeniyle Dorukhan Toköz'ü satmaya karar veren ve İtalyan ekipleriyle temas halinde olan siyah-beyazlılar, mutlak bir ön libero için Mahmut Tekdemir'i gündemine alsa da Başakşehir'in oyuncusunu bırakmayacağını açıklaması üzerine ibrenin değişmesine neden oldu.
ABDULLAH AVCI ÇOK GÜVENİYOR
Geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe ile sözleşmesini karşılıklı olarak fesheden Mehmet Topal ile resmi temaslara başlayan siyah-beyazlılar, Topal'ın da kariyerine Türkiye'de devam etme isteğiyle birlikte transferi hızlandırdı. 33 yaşındaki tecrübeli oyuncuyu teknik direktör Abdullah Avcı'nın istediği ve takıma büyük fayda sağlayacağına inandığı kaydedildi. Deneyimli isme iki yıllık sözleşme teklifi götürüldüğü öğrenilirken, transferde hafta başına kadar neticeye varılması bekleniyor. Futbolculuk kariyerinde 480 maç bulunan Mehmet Topal, bu maçlarda 31 gol atarken 30 da asist kaydetme başarısı gösterdi.
22 milyondan vazgeçmişti
Mehmet Topal, F.Bahçe'de yaşadığı yorucu olayları gerekçe göstererek, 3.4 milyon Euro (yaklaşık 22 milyon TL) alacağından vazgeçip sözleşmesini feshetmişti.
Beşiktaş'ta ikinci feda dönemi
Beşiktaş halihazırda kadrosunda bulunan 26 oyuncuya toplam 30 milyon 500 bin Euro garanti ücret ödüyor. Siyah beyazlı yönetim takımdan gidecekler ve yerlerine geleceklerle birlikte, maaş bütçesini bu rakamın da altına çekmeye çalışacak. Mali kriz nedeniyle takım bütçesinde küçülmeye giden Beşiktaş, adeta ikinci Feda dönemini başlattı. Siyah beyazlı yönetim, halihazırda elindeki 26 futbolcuya toplam 30 milyon 500 bin Euro garanti ücret veriyor. Henüz yeni bir transfer yapmayan Beşiktaş, takımdan ayrılacak oyuncular da hesaba katıldığında takım bütçesinde 30.5 milyon Euro’nun da altına düşmeye çalışacak. Bunun için de transferde acele edilmeyecek. Mümkün olduğunca bonservisi elinde olan oyunculara yönelecek olan Beşiktaş, oyunculara verilecek ücretlerde de istisnai durumlar hariç, 2 milyon Euro’nun üzerine çıkmayacak.
Uzatmak isteyen feda eder
Yönetim, gelecek sezon mukavelesi sona erecek olan ve takımda kalma arzusu olan ve halihazırda 2 milyon Euro’nun üzerinde ücret alan oyunculara da daha düşük kontrat önerecek. Bunu kabul eden isimlerin sözleş
meleri uzatılacak. Siyah beyazlı takımda Quaresma, Vida, Medel, Ljalic, Lens 2 milyon Euro’nun üzerinde yıllık garanti ücret alıyor. Bu oyunculardan Ljajic hariç diğerlerinin hepsine uygun teklifler gelirse elden çıkarılacak. Bu da hem kulübe gelir sağlayacak hem de yüksek kontrat yükünü azaltacak.
Cyle Larin’den tasarruf
1.6 MİLYon Euro yıllık garanti ücret alan ancak yeterli verimi sağlamayan 24 yaşındaki Cyle Larin, en kötü ihtimalle kiralık olarak gönderilecek. Gerekirse bu oyuncunun yıllık ücretinin bir kısmını Beşiktaş ödemeye devam edecek. Yönetim, “Larin’den ne kadar tasarruf yapsam kârdır” mantığıyla bakıyor. Kanadalı golcünün Belçika ekibi Zulte Waregem’e kiralandığı öğrenilse de bu konuda henüz resmi açıklama yapılmış değil. Kadroda bulunan 11 yabancıya 19.6 milyon Euro ödenirken, 15 yerliye ise 70.8 milyon lira (10.9 milyon Euro) ödeniyor.
Beşiktaş Ali Adnan için girişimlere başladı!
Beşiktaş, Umut Meraş’taki belirsizlik nedeniyle Udinese’de oynayan Ali Adnan’a yöneldi. Yönetim İtalyan kulübüne resmi teklifte bulundu. Beşiktaş Yönetimi'nin Abdullah Avcı'nın isteği üzerine bu transferi bitirmek için çaba sarfettiği gelen bilgiler arasında yer alıyor. Beşiktaş'tan yeni bir atak... Yeni sezonda sol bekte sıkıntı yaşamak istemeyen Siyah- Beyazlı yönetim Bursaspor'da oynayan Umut Meraş'taki belirsizlik nedeniyle rotayı daha önce Çaykur Rizespor forması giyen Ali Adnan'a çevirdi.
Bonservisi İtalyan kulübü Udinese'de olan Iraklı futbolcu Vancouver'da kiralık olarak forma giyiyordu. Beşiktaş Yönetimi'nin Abdullah Avcı'nın isteği üzerine bu transferi bitirmek için çaba sarfettiği gelen bilgiler arasında yer alıyor.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle

4 Temmuz 2019 Perşembe Fenerbahçe Transfer Haberleri

Bryan Dabo'nun menajerinden flaş Fenerbahçe açıklaması!

Önümüzdeki sezona iddialı bir kadroyla girebilmek için çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Fenerbahçe'nin Fiorentina forması giyen Bryan Dabo'yu transfer etmek istediği öne sürülmüştü. Oyuncunu menajeri Patrick Mendy de çıkan iddialar üzerine bir açıklamada bulundu. Önümüzdeki sezona iddialı bir kadroyla girebilmek için çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Fenerbahçe'nin merkez orta saha bölgesini Serie A ekiplerinden Fiorentina'da forma giyen Bryan Dabo'yla güçlendireceği öne sürülmüştü.
Kulübüyle 2022 yazına kadar kontratı bulunan 27 yaşındaki Burkina Fasolu futbolcunun menajeri Patrick Mendy'den çıkan bu iddialar üzerine bir açıklama geldi. İtalya'da yayım yapan "Fiorentina.it" adlı internet sitesine konuşan Mendy, oyuncunun Sarı Lacivertliler'e transfer olup olmayacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Fenerbahçe'yle hiçbir görüşmemiz olmadı. Bunların yalnızca birer dedikodudan ibaret olduğunu düşünüyorum. Zira Fenerbahçe'nin sportif direktörü Damien Comolli'yi çok tanıyorum ve oyuncumu istese beni kesinlikle arardı. Bryan şu anda Fiorentina'ya odaklanmış durumda ve başarılı bir sezon geçirmeyi hedefliyor. Yeni yönetimle şimdiye dek görüşmedim. An itibarı ile de planlanmış bir görüşmemiz yok."

Fenerbahçe Yasir Subaşı'nı kadrosuna kattı! Sıra Rodrigues'te...

Kadrosuna daha önce Murat Sağlam, Allahyar Sayyadmanesh, Emre Belözoğlu ve Max Kruse’yi kattığını açıklayan sarı lacivertli kulüp, 23 yaşındaki sol beki de transfer edecek. Ayrıca Garry Rodrgues için görüşmeler sürüyor. Fenerbahçe'de transfer harekatı sürüyor. 1. Lig ekibi Ümraniyespor’da forma giyen Yasir Subaşı, 14 bin Euro’ya transfer olduğu İstanbul ekibindeki başarılı performansıyla dikkat çekti. Bunun üzerine F.Bahçe, eski oyuncusunun sözleşmesindeki, “1 milyon TL’ye geri alınabilir” maddesini devreye soktu ve Yasir’i renklerini kattı.
2 yıl için 5 milyon Euro ödenecek
F.Bahçe'nin , Suudi Arabistan ekibi Al Ittihad’ın gelecek sezon planlamasında yer almayacak Garry Rodrigues’i kiraladığı ifade edildi.
Yeşil Burun Adalı 28 yaşındaki kanat oyuncusunun transferinin kısa süre içerisinde duyurulması bekleniyor. Rodrigues ile 2 sezonluk sözleşme imzalanacağı ve futbolcunun da yaklaşık 2-2.5 milyon Euro civarı yıllık ücret alacağı belirtildi.

İngilizlerden Ozan Tufan'a büyük övgü!

İngilizler, derinlemesine Ozan Tufan’ı analiz etti. Türkiye’de oldukça ses getiren Ozan’ın, şimdi yeteneklerini Avrupa’ya ispatlaması gerektiği yazıldı.
İngilizler'in ünlü analiz platformu ‘totalfootballanalysis’, F.Bahçeli Ozan Tufan’ı inceledi. Kiralık gittiği Alanya’da ve Milli Takım’daki verileri üstünden gidilen grafiklerde, şu detaylar vardı:
Bir merkez orta sahaya göre atak ve savunmada çok rahat. Aynı zamanda saldırma ve patlama oranı yüksek. Anahtar pasları iyi. Cesaretini toplarsa, iyi bir oyuncu olacak. 24 yaşına kadar Milli Takım, F.Bahçe ve Bursa deneyimleriyle, ulusal düzeyde ses getirdi. Becerilerini kullanırsa, Avrupa’da ses getirecek. Türk futbolu için önemli bir sanatçı.

Elif Elmas Fenerbahçe'nin kasasını dolduracak

Fenerbahçe yönetimi, Makedon oyuncusunun transferinde hedefi bir hayli yükseğe çekti, planını değiştirdi. Birçok Avrupa ekibinin yakın takibinde olan Eljif Elmas için bonservisindeki çıkış maddesi olan 23 milyon euronun kulübe kazandırılması düşünülüyor. Bu nedenle genç yıldızın bir sezon daha sarı-lacivertli takımda kalıp, gelecek sezon satılması düşüncesi üzerinde ciddi ciddi duruluyor
Fenerbahçe Yönetimi Eljif Elmas transferinde hedef büyüttü. Birçok Avrupa kulübünün yakın takibinde olan genç futbolcu için bonservisindeki çıkış maddesi olan 23 milyon euronun kulübe kazandırılması hedefleniyor.
Sezon başı ve ortasındaki kötü performansı sebebiyle büyük hayal kırıklığı yaşayan yönetim, ardından Eljif ile biraraya gelmişti. Kötü gidişatın sebepleri masaya yatırılmıştı. Bu görüşme sonrası kendi pozisyonunda oynamaya başlayan Makedon futbolcunun performansı müthiş şekilde arttı. Daha önce 5-6 milyon euroya satma fikri hakimken bu miktar 15’lere yaklaştı.
Şimdiyse yönetimde Eljif’in 15 milyon euronun da üzerinde bir rakama satılma ihtimalinden bahsediliyor. Genç futbolcunun satışı için öncelikle UEFA kararı bekleniyor. Ancak yönetimin kafasında Eljif’ten maksimum bonservis geliri kazanmak var.
Bu nedenle futbolcunun satılmayıp bir sezon daha oynatılması ve 23 milyon euroya gönderilmesi planı üzerinde de ciddi ciddi duruluyor.
Baba faktörü
Genç futbolcunun babası Cevat Elmas ise bir İtalyan bir de Makedon menajerle tek tek külüpleri geziyor. Özellikle İtalyan kulüpleri ile yakın ilişki içine girilse de henüz hiçbir kulüpten resmi bir teklif gelmedi. Sadece menajerler aracılığıyla sarı - lacivertli kulübün ne kadar bonservis bedeli istediği soruluyor. Teklif edilebilecek rakamlar aktarılıyor
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle

4 Temmuz 2019 Perşembe Galatatasaray Transfer Haberleri

Galatasaray'dan Gustavo Cuellar bombası! 6 milyon euroluk teklif...

Yaz transfer döneminin hareketli takımı Galatasaray'la ilgili Brezilya'dan gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi. Sarı Kırmızılı kulübün 26 yaşındaki Kolombiyalı futbolcu Gustavo Cuellar için kulübü Flamengo'nun kapısını çok ciddi bir teklifte çaldığı öne sürüldü
Yaz transfer döneminde Ryan Babel, Jimmy Durmaz, Valentine Ozornwafor, Şener Özbayraklı ve Adem Büyük'ü kadrosuna katan Galatasaray ile ilgili Brezilya'dan gündeme bomba gibi düşen bir iddia geldi
Transferin en hareketli takımı olan Sarı Kırmızılılar'ın Flamengo'da forma giyen 26 yaşındaki Kolombiyalı defansif orta saha oyuncusu Gustavo Cuellar için transfer teklifinde bulunduğu öne sürüldü.

Son dakika! Galatasaray'dan Başakşehir'e flaş transfer!

Medipol Başakşehir, altyapının başına Galatasaray'dan ayrılan Nedim Yiğit'i getirdiğini resmen açıkladı. eni sezon hazırlıklarını sürdüren Medipol Başakşehir'den geleceğe yönelik büyük bir adım atıldı. Son olarak Galatasaray altyapısının başında bulunan Nedim Yiğit, Başakşehir'in altyapsının başına geçti.
Medipol Başakşehir'in yaptığı açıklama şöyle;
İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Akademi Direktörlüğü görevine Nedim Yiğit getirilmiştir. Uzun yıllar Genç Milli Takımlar ve A Milli Takım’da da görev yapmış olan Nedim Yiğit’e ailemize hoş geldin diyor, başarılar diliyoruz.

Flaş iddia! Yusuf Erdoğan'ın transferi askıya alındı.

Galatasaray'da yönetimin, transfer bitmeden Sarı-Kırmızılı formayla fotoğrafı ortaya çıkan Yusuf Erdoğan'ın transferini askıya aldığı iddia edildi. Yusuf Erdoğan'ın Galatasaray formasıyla verdiği fotoğraf başına bela oldu.
Cimbom; Jimmy Durmaz, Babel, Şener Özbayraklı, Adem Büyük, Ryan Babel, Ozornwafor gibi isimlerin transferini açıklarken, Yusuf Erdoğan'da flaş bir gelişme yaşandı.
Bonservisi elinde olan ve İstanbul’da hazırlıklarını sürdüren Yusuf’un, henüz imzayı atmadan askerde iken Galatasaray forması giymesinin sarı kırmızılı yöneticiler tarafından doğru bulunmadığı ve transferin askıya alındığı öne sürüldü.

Mbaye Diagne bu yüzden Arabistan'a transfer olamıyor!

Suudi Arabistan'daki futbol kulüpleri ve yönetimleriyle ilgili derin araştırmada Diagne'nin menajeri D'Avila'nın da adı geçti. Galatasaray, transfere kaynak bulabilmek için dört gözle Diagne’nin satışını beklerken, Suudi Arabistan kapısı kapandı. Genişletilen yolsuzluk soruşturmasında Diagne’nin menajeri William D’Avila’nın da isminin bulunması transferin başka ülkelere kaymasına neden oldu.
Suudi Arabistan’da futbol kulüplerinde yaşanan yolsuzluklar nedeniyle kulüp yönetimlerinin değişmesi ve Diagne transferinin de buna takılması olayı bununla da kalmadı. Derin soruşturmaya Türk futbol piyasasının yakından tanıdığı bir menajer de takıldı.
Suudi devletinin geçmişteki birçok transferi mercek altına aldığı ve Diagne’nin transferi için aracı olan menajer William D’Avila’nın adının da bu soruşturmalarda geçtiği ifade edildi. Bu durum nedeniyle Diagne’nin Suudi Arabistan Ligi Şampiyonu Al Nassr’a transferinin neredeyse imkansız bir hal aldığı ifade edildi. Suudi Arabistan’daki sıkıntılar nedeniyle Diagne için başka pazarlara kaydıkları, sarı-kırmızılıların da bir takım arayışının olduğu bildirildi. Galatasaray’daki birçok yapılacak transferin Diagne’nin satışıyla ilgili olması da yine bazı planların ertelenmesine neden olabilecek gibi görünüyor.
Derdiyok da gidemedi
Suudi pazarındaki duraklama nedeniyle birçok transfer de süreçten olumsuz etkilendi. Galatasaray ile sözleşmesi biten Eren Derdiyok’un da bir Suudi kulübü ile anlaşmasına karşın, yaşanan süreç nedeniyle bu transferin gerçekleşmediği dile getirildi.
Canlı Maç İzle, Taraftarium24 İzle, Futbol Cafe Tv, Bein Sports Şifresiz Maç İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.01.17 20:00 fragmanlife Ne Munasebet Dizisi Hikayesi ve Oyunculari

Ne Munasebet Dizisi Hikayesi ve Oyunculari Başrollerini ünlü oyuncular Sarp Levendoğlu ve Pelin Akil’in paylaştığı dizi; Birbirlerinden farklı iki insanın, zorunlu iş arkadaşı olmalarıyla başlayan ayakta kalma mücadelelerini ve tabii ki nihayetinde birbirlerine aşık olmalarını, komedi ve aksiyonla harmanlayarak ekrana getiriyor.
Demir (Sarp Levendoğlu), kendine çok güvenli, zeki ve eğlenceli bir zengin çocuğudur. Bununla birlikte özellikle kadınlarla sağlıklı ilişkiler kuramayan, onları anlamaya çalışmayan, sorumluluk nedir pek bilmeyen, gününü gün etmeye çalışan karakterdir. Hukuk fakültesini babasının zoruyla bitirmiştir. Doğayla iç içe bir hayat sürmekte, seyahatler yapıp doğa belgeselleri çekmektedir. Nil (Pelin Akil) ise, adaletin ve gerçeklerin peşinden koşan, idealist bir avukattır. Bununla birlikte kendine güven sorunları vardır ve kadın olarak kendini pek beğenmez. Kötü talih, bu iki zıt karakterin yollarını birleştirir ve her şey de bu anda başlar...!
Yapımcılığını ARC Film/ Fatih Enes Ömeroğlu, yönetmenliğini Çağrı Bayrak’ın üstlendiği dizinin senaryonusu Hakan Haksun, Barış Başar ve Fatih Enes Ömeroğlu kaleme alıyor.
Yaz döneminin en iddialı yapımlarından Ne Münasebet’in oyuncu kadrosunda; Sarp Levendoğlu (Demir), Pelin Akil (Nil), İnan Ulaş Torun (Necmi), Bengi İdil Uras (Çisil), Cihat Tamer (Hakkı), Ayşe Kökçü (Muazzez), Hakan Altıner (Salim), Ayşen Sezerel (Figen), Mert Yavuzcan (Berkant), Pınar Şenol (Fadime), Gizem Güven (Ayça) ve Bahar Akça (Ahu) rol alıyor.
Sarp Levendoğlu Sarp Levendoğlu Kimdir, Kaç Yaşında? 25 Aralık 1981 tarihinde Ankara'da dünyaya gelmiştir. Eğitimini İstanbul'da tamamlamıştır. Küçük yaşlardan itibaren oyunculuğa meraklı olmuştur. Oyunculuk eğitimini İstanbul Kültür Üniversitesi'nde alan Levendoğlu profesyonel olarak mesleğe adım atmıştır. Kamera karşısına ilk kez O Şimdi Asker filminde geçmiştir. Televizyondaki ilk projesiyse Lise Defteri isimli dizi oldu. 2015 yılında Show TV'de yayınlanan Ne Münasebet dizisinde başrol karakter Demir'i canlandırmıştır. Sarp Levendoğlu'nun Oynadığı Diziler Ne Münasebet/Demi2015 Lise Defteri/Mehmet/2003 Çınaraltı/İbrahim/2004 Emret Komutanım/Levent/2005 Zeliha'nın Gözleri/Rehan/2007 Gece Gündüz/Aslan/2008 Kalp Ağrısı/Hasan/2010 Mor MenekşeleAkif/2011 Sakarya Fırat/Altan/2013 Küçük Ağa/Ali/2014 Ölene KadaEnde2017 Sarp Levendoğlu'nun Oynadığı Filmler O Şimdi AskeYunan Aske2002 Emret Komutanım Şah Mat/Levent/2007 Deliormanlı/Savaş/2016
“Ne Münasebet”in yedinci bölümünde; Nil, istifanın ardından eve kapanır ve depresyona girer. Demir’e hem kırgın hem de kızgındır. Berkant, günlerdir evden çıkmayan Nil’i bir film galasına davet eder. Aslında bu davet, Berkant ve Ahu’nun planının bir parçasıdır. Galada iki şarkıcının yaşadığı kıyafet krizi Nil ve Demir’in birbirine rakip iki avukat olmasına yol açar. Muazzez Ahu’nun Demir’e yakınlaşma çabalarından rahatsız olur ve Ahu’ya bir ders vermeye karar verir. Demir, Nil’i özlediğini ve geri dönmesini istediğini söyler. Nil ise büroya dönmemekte kararlıdır. Diğer yandan Nil’in işten ayrılmasına üzülen Hakkı Bey, Nil’i geri döndürebilmek için kendince bir plan yapar. Hakkı Bey’in ilginç planı Nil’in inadını kırabilecek midir?
Yaşanan olaylar sonrasında büroya dönmek istemeyen Nil, Hakkı Bey’in herkesi şok edecek hamlesi karşısında ne diyeceğini bilemez. Diğer yandan Demir kendini Nil’e affettirmek için her yolu dener. Ancak Nil, Demir’e çok kırgındır ve onu affetmemekte kararlıdır. Kendini affettiremeyen Demir, Nil’e büyük bir sürpriz yapacakken yaşanan talihsiz bir olay ikiliyi allak bullak eder. Nil ve Demir kendileri gibi birbirlerine olan güvenleri sarsılan evli bir çiftin arabuluculuk davasını alırlar. Çocuğun kendinden olmadığını iddia eden baba ve eşini aldatmadığını savunan anne… Herkesin kendince haklı göründüğü dava araştırıldıkça giderek ilginç bir hal almaya başlar. Çağrı Bayrak’ın yönettiği dizinin senaryosunu ise Hakan Haksun, Barış Başar ve Fatih Enes Ömeroğlu kaleme alıyor.
“Ne Münasebet”in sekizinci bölümünde; Hakkı’nın planı işe yaramış ve Nil büroya geri dönmüştür. Hakkı’nın mektubuyla Nil’in güveni artmıştır ve artık tam bir yönetici gibi davranmaya başlar. Nil ve Demir, film setindeki hırsızlık olayını araştırırlarken kendilerini bir anda kamera karşısında bulurlar. Nil, hayranı olduğu oyuncuyla aynı sahneyi paylaşmaktan dolayı çok mutludur. Ancak bu hayranlık Nil’in bazı gerçekleri görmesine engel olacaktır. Muazzez’in Nil’i desteklemesine sinir olan Ahu, ana-oğlun arasını açmak için bir plan yapar. Bunun için de Ayça’yı kullanmaya karar verir. Şüphelerinin peşinden giden Ahu, çok büyük bir sırra tanık olacaktır.
fragmantv Yasak Elma Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Yeni Fragmanlar YuregininSesi Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman Sefirin Kızı Fragman Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz Fragman Baraj Fragman Ramo Fragman Doğduğun Ev Kaderindir Fragman Zümrüdüanka Fragman Kefaret Fragman Survivor Fragman Masumlar Apartmanı Fragman Sen Çal Kapımı Fragman Sadakatsiz Fragman Arıza Fragman Kırmızı Oda Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2018.11.28 23:39 akunal reply

Tevbe 5: Bu ayetten şikayetiniz herhalde müşrikleri nerede bulursanız öldürün demesi. Bütün müşrikleri kastetseydi hak verirdim ama önceki ayetlere bakarsak sadece yapılan anlaşmaları bozan müşrikleri kapsadığını anlayabiliriz.
1: Allah ve Resûlünden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere kesin bir uyarıdır.
2: (Ey anlaşmalarında durmayan müşrikler!) İşte size fırsat! Bu günden itibaren yeryüzünde dört ay süreyle istediğiniz gibi dolaşıp elinizden gelen her türlü hazırlığı yapın; fakat bilin ki, hiçbir şekilde Allah’a karşı koyamaz ve O’nun kudretinden kaçıp kurtulamazsınız. Hiç şüphesiz Allah, kâfirleri rüsvay edecektir.
3: Ve, Büyük Hac gününde Allah ve Rasûlü’nden insanlara bir duyurudur bu: Muhakkak ki, Allah’ın ve aynı zamanda O’nun Rasûlü’nün (anlaşmalarında durmayan) o müşriklerle hiçbir alâkası kalmamıştır. Fakat (ey müşrikler), eğer tevbe eder de mevcut tutumunuzdan vazgeçerseniz, bu elbette hakkınızda hayırlı olandır. Yok, yine yüz çevirmeye devam edecek olursanız, şunu iyi bilin ki, asla Allah’a karşı koyabilecek, O’ nun kudretinden kaçıp kurtulabilecek değilsiniz. (Ey Rasûlüm!) Küfürde ısrar edenleri pek acı bir azapla müjdele!
4: Ancak Allah’a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
5: Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Maide 51: Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.
Bu konuda Said Nursi’nin açıklamasını kullanacağım.
“Âyette geçen "Yahudi" ve "Hıristiyan" kelimeleri türevdir. Bu kelimelerin kaynağı ise “Yahudilik” ve "Hıristiyanlık"tır. Âyetteki hüküm türev üzerine bina edildiği için kâide gereğince Yahudi ve Hıristiyanlar, dinleri için, dinlerini yansıttıkları için sevilmez. Yahudilik ve Hıristiyanlık açısından onlarla dostluk kurmak ve onları sevmek haramdır. Öyleyse mühendislik, mucitlik, doktorluk, güzellik, yöneticilik gibi dinlerine ait olmayan diğer güzel ve meşru nitelikleri sevilebilir ve bu yönleriyle onlarla dostluk kurulabilir. Çünkü bu nitelikleri âyetin yasak kapsamı dışında kalır. Şayet âyet-i kerime şöyle buyursaydı, dostluk ve muhabbet onların bütün niteliklerini kapsardı: "Yahudi ve Hıristiyanların kendilerini dost edinmeyin!" Çünkü o zaman, dinlerine ait olsun veya olmasın, kendileriyle her bakımdan dostluk ve muhabbet yasak olmuş olurdu.”
Ayrıca islam tarihi boyunca Müslümanların Gayrimüslimler ile barış içinde yaşadığı bilinen bir gerçek.
Ahzab 37: Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.
38 : Peygambere Allah'ın takdir ettiği, mübah kıldığı şeyde bir darlık yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkında Allah'ın sünneti böyledir. Allah'ın emri ise biçilmiş bir kaderdir.
Bu ayetin inişi ve Hz. Muhammed’in Zeynep ile evliliğinin nedeni Araplarda cahiliye döneminden kalan bir törenin kaldırılmak istenmesidir. Töre gereği bir insan evlatlığının eşi ile evlenemezdi.
Olayın geçmişine baktığımızda Hz. Muhammed azad edilmiş bir köle olan evlatlığı Zeyd’i halasının kızı olan Zeynep ile toplumsal tabakaları yıkmak için evlendirmiştir. Ancak aradaki farktan dolayı evlilik yürümemiştir ve Zeyd Hz. Muhammed’e gelip boşanmak istediğini söylemiştir. Hz Muhammed ise “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyerek reddetmiştir ancak sonuç olarak Zeyd eşini boşamıştır. Gelen ayet üzerine de Hz. Muhamed Zeynep ile evlenmiştir ki cahiliye devrinden kalan adetin geçersizliği ispatlansın.
Hz. Muhammed'in Zeynep'in güzelliğinden etkilenip onu Zeyd'den boşayıp kendisine eş olarak alması tarzı asılsız iddialar var. Zeynep Hz. Muhammed'in zaten halasının kızıdır, isteseydi zamanında pekala kendine alabilirdi. Zaten Zeyd ile Zeynep'i tabuları yıkmak için kendisi evlendirmiştir.
Nisa 144:
139: Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.
140: Allah size Kitab (Kur'an)da: "Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
141: Onlar sizi gözetleyip dururlar. Eğer Allah tarafından size bir zafer nasip olursa: "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kâfirlerin zaferden bir payı olursa: (Bu defa da onlara): "Size üstünlük sağlayarak sizi müminlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet gününde aranızda hükmünü verecektir. Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
142: Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar.
143: Münafıklar, küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar. Ne bu müminlere bağlanırlar, ne de şu kâfirlere. Allah kimi doğru yoldan saptırırsa, sen artık ona kurtuluş yolu bulamazsın.
144: Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Bu ayeti "körle yatan şaşı kalkar"a benzetebiliriz. Kafirler gibi olmamak için onlarla dost olmamanın nesi yanlış?
Maide 33:
27: Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):" Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder".
28: "Allah'a yemin ederim ki, sen beni öldürmek için bana el uzatsan da, ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim, ben âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım.
29: "Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur".
30: Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.
31: Derken Allah bir karga gönderdi, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için toprağı eşeliyordu. "Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim ben?" dedi ve pişman olanlardan oldu.
32: Bunun içindir ki, İsrâiloğulları'na: "Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" hükmünü yazdık (farz kıldık). Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler.
33: Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır.
34: Ancak kendilerini yakalamanızdan önce tevbe edenler başka. Bilin ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.
Allaha ve Resulüne karşı savaşıp fesat çıkaranlara neden ceza verilmesin? Zaten sonraki ayette tevbe edenleri cezadan hariç tutuyor. Bunların dışında 32. Ayeti es geçerek İslam öldürmeyi emrediyor demek çok da mantıklı olmaz.
Ali Imran 28:
28: Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kâfirleri (işlerine vekil, müsteşar, başlarında idareci ve küfürleri sebebiyle) dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa (bilsin ki o), kaynağı Allah olan bir yol, bir sistem üzerinde değildir ve Allah’tan göreceği bir yardım ve sahiplenme de yoktur; ancak (hakim konumda bulunan) o kâfirlerden (dininize, toplumunuza, mukaddeslerinize ve canınıza gelecek önemli bir tehlikeden) bir şekilde korunmanız hali müstesna. Her halükârda Allah, sizi Kendisi’ne karşı gelmekten sakındırır. Ancak Allah’adır nihaî varış.
29: De ki, göğüslerinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini bilir. Hiç şüphesiz Allah, her şeye kadirdir.
Ayette müminlerin diğer müminleri bırakıp da İslam’a düşmanlığı apaçık olan kafirlerin emri altına girmelerinin, işlerini onlara bırakmalarının ve küfür noktasında onlarla dostluk kurmalarının, müminleri Allah’ın yolundan uzaklaştıracağını belirtmiş. Nisa 144 ile benzer bir ayet.
Nahl 75:
73: Ve (kendileri dahil herhangi bir varlığı) rızıklandırma adına göklerden ve yerden hiçbir şeyin mülkiyetine sahip bulunmayan, esasen böyle bir şeyi yapabilecek güçte de olmayan birtakım varlıklara mı ibadet ediyorlar?
74: Artık birtakım benzetmelerde bulunarak, temsiller, misaller getirerek Allah’a benzerler icat etmeyin. (Kendisini, Kendisi hakkındaki gerçeği ve başka her bir varlığın gerçek mahiyetini tam olarak ancak) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
75: Allah, (Kendisine kul olup başka her türlü kulluktan kurtulan gerçek hürlerle, Kendisine kulluğu bırakıp pek çok ma’budlar edinen ve böylece köle gibi hürriyetlerini teslim edenler arasındaki farkı açıklamak için) bir misal veriyor: Bir yanda, bir şahsın kölesi olup kendine ait bir yetkisi ve herhangi bir şey üzerinde tasarruf hakkı bulunmayan âciz bir adam; diğer yanda, tarafımızdan kendisine güzel ve bol rızık verdiğimiz ve bundan gizli açık infak eden (hür) bir adam: bu ikisi hiç bir olur mu? Bütün hamd, (insanları hür yaratan, hürriyetlerini korumak için kendilerine Din gönderen, bütün kâinatın hakimi ve mülkün yegâne sahibi) Allah içindir. Ne var ki, insanların çoğu bunu bilmezler (de, pek çok ma’bud edinip, onlara kölelikte bulunur ve dalkavukluk ederler).
Yetmiş beşinci ayetteki köle kavramı normal köle manasında olmayıp Allah’tan başkasına kul olan müşriklere ve dalkavuklara yapılan bir benzetmedir. Günümüzdeki bazı şeyhlerin müritleri veya reisin etrafındakiler gibi.
Nisa 34:
32: (Dünyada geçimlikler farklı farklıdır. Erkek veya kadın olmak da elinizde değildir. Dolayısıyla,) Allah’ın bazınıza bazınızdan daha fazla verdiği (makam, servet, fizikî cazibe gibi) dünyalıklar hususunda, (“Keşke bizim de olsaydı!”) şeklinde temennide bulunmayın ve (aranızda kıskançlığa düşmeyin; Allah’ın yaptığı paylaştırmaya da itiraz etmeyin). Erkekler için çalışıp kazandıklarından bir pay (ve işledikleri amellerden dolayı sevap veya günah) olduğu gibi, kadınlar için de çalışıp kazandıklarından bir pay (ve işledikleri amellerden dolayı sevap veya günah) vardır. (Bununla birlikte, mevcutla yetinmeyin; meşrû dairede ve Allah rızası istikametinde olmak kaydıyla, gayretinizi ve hedefinizi büyük tutup, çalışarak ve dua ile) Allah’ın lütf u kereminden isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilir ve her yaptığını bilerek yapar.
33: Annebaba ve diğer yakın akrabanın ölümlerinden sonra bırakacakları terike için vârisler belirledik. (Bu vârislerin terikede kendilerine verilmesi gereken belli hakları olduğu gibi,) yeminlerinizle aranızda mukavele akdettiğiniz kişilerin de haklarını verin. Şüphesiz Allah, her şeye (ve bu arada, yaptığınız her işe ve her anlaşmaya) hakkıyla şahittir.
34: (Sahip kılındıkları birtakım sıfatlar ve yüklendikleri vazife ve sorumluluk açısından erkeklik vasfına tam sahip bulunan) erkekler, kadınlar üzerinde koruyucu ve yöneticidirler. Bu, (yöneticilik ve koruyuculuk noktasında) Allah’ın bazı insanları bazılarından, (bu arada genellikle erkekleri de kadınlardan) daha kapasiteli yaratmasından ve bir de erkeklerin (mehir verme ve evin bütün masraflarını yüklenme gibi) mâlî sorumluluklarından dolayıdır. Gerçekten iyi kadınlar, Allah’a karşı itaatkâr, (meşrû çerçevede ve günahta olmamak kaydıyla) kocalarının hukukuna da riayet eden ve Allah nasıl gizli ve mahrem kalması gereken hususları koruyor ve onların açılmasına müsaade etmiyor ise, aynı şekilde (namuslarını, aile sırlarını, ailenin mal, şeref ve haysiyetini ve kocalarının hukukunu) bilhassa kimsenin görmeyeceği yerlerde ve kocalarının yokluğunda koruyan kadınlardır. Dikbaşlılığından yıldığınız kadınlara gelince: önce onlara öğüt verin; ıslah olmazlarsa, onları yatakta yalnız bırakın ve yine yola gelmezlerse (hafifçe) dövün. Eğer (Allah hakkı, aile fertlerinin eğitimi ve yetiştirilmesi başta olmak üzere, kendinize de ait meşrû isteklerinizde) size itaat ederlerse, onlara yüklenmek için bir sebep ve mazeret aramayın. Unutmayın ki Allah, mutlak yücedir aşkındır, mutlak büyüktür.
“Yine, kadın-erkek münasebetleri ve aile hukuku açısından bu çok önemli âyet, özetle şu gerçeklere parmak basmaktadır:
• Allah (c.c.), insanları bir ve her bakımdan birbirlerinin aynısı yaratmamış, hayatın gereği, meselâ toplumda iş bölümü ve meslek seçiminin esası olarak, herkese başkalarına göre bir noktada üstünlük vermiştir. Bunun gibi, her kadın ve erkek için aynı şekilde ve derecede olmamakla birlikte, genellikle bazı hususlarda kadınları erkeklerden daha üstün yarattığı gibi, bazı konularda ve bu arada idarecilik ve koruyuculuk hususunda da erkeklere kadınlar üzerinde bir mevki tanımıştır.
• Allah, kadınlara göre daha güçlü yarattığı, kendilerine daha üstün idare kabiliyet ve kapasitesi verdiği, bir de ailenin mâlî sorumluluğunu üzerlerine yüklediği için erkeği evde reis kılmıştır. Fakat bu reislik, mutlak bir hakimiyet değil, “Bir topluluğun efendisi, idarecisi, ona hizmet edendir.” hadis-i şerifinde ifade buyurulduğu üzere, hizmetini görme, bakım ve görünümünü yapma, sahip çıkma, koruma ve evin dirlik ve düzenliğini sağlama görev ve fonksiyonudur. Tabiî, “nimet ölçüsünde sorumluluk veya sorumluluk ölçüsünde nimet” kaidesince, bu görev ve fonksiyonu yerine getirmede, her idarecinin emretme ve itaat isteme yetkisi olacaktır.
• Aile fertlerinin terbiyesi, bilhassa bir âyet-I kerimede buyurulduğu üzere (Tahrîm Sûresi/66: 6), âhiretlerini kurtaracak şekilde dinî yönden yetiştirilmesi ve evin idaresi, dirlik ve düzeni öncelikle erkeğe ait ağır bir vazife ve sorumluluk olduğu için, erkek bunu yerine getirmede bir eğitimci gibi davranmak durumundadır. Kur’ân, kadınlarla ilgili olarak bu konuda erkeğe önce tavsiye, sonra yatakta ondan ayrı durma ve bu da işe yaramazsa hafifçe dövme şeklinde kademeli bir eğitim yolu göstermektedir. Son derece önemli olan bu husus, ne yazık ki bazı sözde kadın hakları savunucularınca tenkit edilmektedir. Halbuki bunun eğitim gayeli olduğu açıktır. İkinci olarak, dövülecek olan kadın değil, dikbaşlılık yapan, evde kendine düşen vazifeyi yerine getirmeyen, ahlâk ve maneviyatına önem vermeyip kendine zulmeden varlıktır. Üçüncü olarak, dövmenin derecesi hadis-i şeriflerle ortaya konmuş, yüze vurma yasaklanmış (Ebû Davud, “Nikâh”, 42), bunun bir son çare olduğu önemle vurgulanmış ve erkekler, bundan mümkün olduğunca sakındırılmıştır. Nitekim, âyette de hemen arkadan gelen ikaz bu yöndedir."
Bakara 223:
Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir, (onlara temiz tohum bırakır ve hasılat olarak nesil elde edersiniz;) o halde ekinliğinize dilediğiniz zamanda dilediğiniz biçimde varınız ve kendiniz için (ileriye dönük, geliri hiç tükenmeyecek hasılat) göndermeye çalışınız. (Her hususta olduğu gibi, kadınlarla münasebetinizde ve nesil yetiştirme konusunda da) Allah’a isyandan, O’nun koyduğu hükümlere riayetsizlikten sakınınız. Bilin ki, mutlaka O’nun huzuruna çıkacaksınız. (O’nun huzurunda görecekleri muameleden dolayı) mü’minleri müjdele.
“Âyet-i kerime, çok özlü ifadelerle, kadın-erkek beşerî münasebetlerdeki asıl maksadın şehveti tatmin değil, tenasül, yani çoğalma ve hayırlı nesiller yetiştirme olduğunu ihtar etmektedir. Şehveti tatmin, böyle bir netice için verilmiş, o neticeye götürücü, onu kolaylaştırıcı, nesil yetiştirmedeki zorluklara katlanılmasını sağlayan, hattâ onu zevkli bir meşgale haline getiren bir avanstır. Evlilikte, bunun yanısıra, daha başka âyetlerde ifade buyurulduğu üzere, eşlerin bilhassa günahlara karşı birbirlerine örtü olmaları, birbirlerini (mânen) güzelleştirmeleri, dertlerini ve sevinçlerini paylaşarak, kalbden kalbe sevgi ve saygı bağıyla birbirlerine hayat arkadaşlığı yapmaları gibi daha pek çok fayda ve hikmetler de vardır. Bu bakımdan, evlilikte en önemli unsur, bir önceki âyette geçtiği ve bir hadis-i şerifte de buyurulduğu üzere, eşlerin dindar olması, bunun yanısıra, bilhassa geçimde eşlerin birbirlerini aşağılamamaları, karşılıklı saygı ve anlaşma adına önemli bir faktör olarak, yine hadis-i şerifin parmak bastığı üzere, küfüv, yani (en azından kültür, bilgi, anlayış gibi hususlarda) belli ölçülerde de olsa denkliktir.”
Yapılan tarla benzetmesi bazıları tarafından kadına hakaret sanılıyor ama ‘tarla’ kelimesinde ne gibi bir sıkıntı var? Gayet de yerinde bir benzetme, eğer tarlana ve tohumuna düzgün bakarsan verimli mahsul elde edersin.
https://www.youtube.com/watch?v=iICeKNiDhVo
Nisa 3:
2: Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
3: Himayenizdeki yetim kızlarla evlendiğinizde eğer haklarını gerektiği ölçüde gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bu takdirde, size helâl olup da arzu ettiğiniz başka kadınlardan iki, üç veya dört tanesiyle evlenebilirsiniz. Eğer, birden fazla hanımınız olur da aralarında (nafakalarını temin ve birlikte geceleme gibi, hukuki açıdan) adalet yapamamaktan korkarsanız, bu durumda bir tanesiyle veya elinizin altında bulunan cariyelerle yetinin. Böyle davranmanız, zulme ve haksızlığa meyletmemeniz için daha uygun, daha elverişlidir.
http://www.sonsuzlukkulesi.com/kuranda-cok-eslilik-cariye-kavrami/
“Bazıları bilgi noksanlığından, bazıları da kasıtlı olarak, İslâm’ı 4’e kadar kadınla evlenmeye müsaade ettiği için eleştirmektedir. Oysa bu eleştiriler, pek çok açıdan haksızdır. Şöyle ki:
• Birden fazla kadınla evlenme (çok eşlilik), bütün tarih boyu hemen hemen bütün insan topluluklarında görülen bir uygulamadır. Ahd-i Atik, onu yasaklamak şöyle dursun, Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ın çok sayıda hanımları olduğundan bahseder (Samuel 2, 5: 13) İncil'de ise çok evliliği yasaklayan hiçbir ifade yoktur. Peder Eugene Hillman, Polygamy Reconsidered (Çok Eşliliği Yeniden Değerlendirme) adlı eserinde, “Yeni Ahid’in hiçbir yerinde tek evliliği emreden veya çok evliliği yasaklayan herhangi bir ifade yoktur” der. Kaldı ki, kendi zamanında Yahudi toplumunda çok evlilik uygulandığı halde, Hz. İsa buna ses çıkarmamıştır. Roma Kilisesi’nin çok evliliği yasaklaması, Kitab-ı Mukaddes’e dayalı bir yasaklama değil, tek kadınla evlenmeyi öngören, fakat metres ve fuhşa tolerans gösteren Greko-Romen geleneğine dayalı bir yasaklamadır. Kitab-ı Mukaddes, çok eşliliğe sınır getirmezken, Kur’ân bu uygulamayı 4’le sınırlandırmış, bunu emretmemiş, hattâ tavsiye etmemiş, sadece eşler arasında adaleti gözetme şartını da getirerek, bir izin, bir ruhsat olarak vazetmiştir.
• Her zaman için çok kadınla evlenmenin bilhassa gerekli olduğu şartlar, yerler ve dönemler vardır. İslâm, her şart, her dönem ve her yerde geçerli evrensel bir din olduğu için, böylesi şartların, yerlerin ve dönemlerin gerekliliklerini de göz ardı edemez. Meselâ, savaş zamanlarında kadın nüfus erkek nüfusu daima aşar. Amerika’nın Batılılar tarafından keşfinden sonra, Kızılderili toplumlarda erkek nüfus sürekli azalmış ve kadının çok itibarlı bir yere sahip olduğu bu topluluklarda bu problem, çok eşlilikle çözülmeye çalışılmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonunda Almanya’da evlenme ve çocuk sahibi olma çağındaki kadın nüfus, erkek nüfustan 7.300.000 fazla olup, bunların 3.300.000’i dul idi. Bilhassa savaş sonrası şartların ağırlığı altında ezilen kadınlar için en geçerli yol, bir erkeğin bakım ve koruması altına girmekti. Evet, bu şartlarda kadınlar, ya Kızılderili toplumlarıııda olduğu gibi ikinci veya üçüncü eş olarak nikâhlanacak veya İkinci Dünya Savaşı sonrası modern Batı’da görüldüğü üzere, özellikle galip kuvvetleri tatmin eden birer metres veya fahişe olmaya itilecekti.
• Sadece savaş şartlarında değil, normal durumlarda da kadın nüfusun erkek nüfusu aştığı dönemler olur. Meselâ, bugün ABD’de evlilik ve çocuk sahibi olma çağındaki kadın nüfus, erkek nüfustan 8-10 milyon daha fazladır (Hillman, 88-93). Bu durumda, bekâr kalma, kadınları öldürme, her türlü gayr-ı meşrû münasebeti serbest bırakma veya çok evliliğe müsaade etme dışında herhangi bir çözüm yolu yok ise, bunlardan hangisini tercih etmek daha İnsanî ve kadının şerefine yakışan bir yoldur? 1987 yılında Berkeley Kaliforniya Üniversitesi’nde bir öğrenci gazetesinin yaptığı ankete katılan öğrencilerin hemen hepsi, “Evlenme çağındaki erkek nüfusun az olduğu şartlarda, erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesi kanunen meşru olmalı mı?” sorusuna “Evet” cevabı vermiştir. (J. Lung, Struggling to Surrender, 172)
• Bugün modern toplumlarda görülen bazı problemlerin çözümü yine çok eşlilikte yatmaktadır. Roma Katolikliği’ne bağlı Amerikalı bir antropolog olan Philip Kilbride, Plural Marriage For Our Time (Günümüzde Çok Eşlilik) adlı eserinde, çok kadınla evlenmeyi Amerikan toplumundaki bazı hastalıkların çözüm yolu olarak sunar. Ona göre, çok kadınla evlilik, çocukların çok menfî olarak etkilendiği boşanma hadiselerinin yol açtığı olumsuzluklara alternatif bir çözüm olabilir. (Kilbride, 118)
• Meselenin psikolojik boyutları da vardır. Meselâ Müslüman, Hıristiyan veya bir başka dinden yeni evlenmiş pek çok Afrikalı hanım, kendisini iyi bir koca olarak ispatlamış bir erkeğe ikinci eş olarak gitmeyi tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Aynı şekilde pek çok kadın, gerek yalnızlıktan kurtulmak, gerekse işbirliği yapmak için evde ikinci, üçüncü bir eşi kabul etmektedir. (Hillman, 92-97) Meselâ, Nijerya’da 15-59 yaş arası kadınlar arasında yapılan bir ankete katıklıların % 60’ı çok eşliliği tasvip ederken, kırsal Kenya’da yapılan bir ankete katılan 27 kadından 25’i, bir erkeğin tek hanımı olmaktansa, birkaç hanımından biri olmayı tercih ettiğini belirtmiştir. (Kilbride, 108-109)
• Burada ilave edilmelidir ki, günümüz İslâm toplumlarıııda çok büyük oranda yaygın olan, tek kadınla evliliktir. Bu toplumlarda çok ka¬ dınla evlilik vakası, Batı toplumlarıııda evlilik dışı ilişkilerden çok daha az sayıdadır. Ünlü Amerikalı Hıristiyan vaiz Billy Graham, şöyle yazıyor: “Günümüzde Hıristiyanlığın çok evlilik konusunda uzlaşmaya gitmemesi, aleyhine bir durumdur. İslâm, birtakım sosyal hastalıklara karşı sınırları ve çerçevesi çizilmiş bir çare olarak çok evliliğe izin vermiştir. Hıristiyan ülkeler, tek kadınla evlilik şovu yapıyorlar ama, uygulamada hepsinde çok eşlilik var. Bugün kimse, Batı toplumlarıııda metreslerin oynadığı rolü bilmiyor. Bu noktada İslâm, temelden iffet, namus ve İnsanî fazileti koruyan bir dindir. Toplumun ahlâkî bütünlüğünü muhafaza etmek için çok kadınla evliliğe izin vermekle birlikte, her türlü gayr-ı meşrû ilişkiye de kapıları kapamaktadır.” (Abdürrahman Doi, Womarı in Shari ‘ah , 76)
• Bütün bunlardan sonra, hepsinden önemli olan şu husus bilhassa belirtilmelidir: “Tabiat”ta bitkiler ve hayvanlar dünyasında da görüldüğü üzere, evlilikten asıl maksat üremedir, çoğalmadır. Evlilik ilişkisinin verdiği lezzet, üremenin gerçekleşmesi adına bir avanstır. Bir kadın, ayın belli günlerinde ve genel olarak 50 yaşından sonra üremeye hizmet etmez. Buna karşılık erkek, ortalama 70 yaşma kadar, hattâ daha da öteye ve yılın her gününde üreme adına müsaittir. Şu halde, evliliği tek kadınla sınırlama, onu asıl maksadına hizmetten alıkoyma demektir. Kaldı ki, yukarıda belirtildiği üzere İslâm, çok kadınla evlenmeyi emretmez, fakat yasaklamaz da. Onu bir izin, bir ruhsat olarak kabul eder ve evliliğin sebep olduğu, ailenin geçimi ve miras gibi konularda hukukî düzenlemeler getirmiş bulunmasının yanısıra, bu ruhsatı uygulamada manevî-ahlâkî kaideler de koymuştur (Şerif Muhammed’den özetle).
Köle-cariye meselesini değerlendirirken, aşağıdaki noktalar göz önüne alınmalıdır:
• İslâm, her şeyden önce, kölelik ve/veya cariyeliği getiren bir din olmayıp, kendisini bu uygulamanın uluslararası çapta ve en acımasız şartlarda sürdüğü bir ortamda bulmuştur. Yine her şeyden önce mesele, bir savaş hali ve savaş esirlerine nasıl muamele edileceği meselesidir. Kölelik, hattâ değişik ad ve usullerde cariyelik dünya toplumlarıııda daha düne kadar görülürken, İslâm, 14 asır öncesinden bu meseleye neşter atmıştır. Tarih içindeki Müslüman toplumlarda görülen ve tasvibi mümkün olmayan bazı uygulamalardan sorumlu olan İslâm değil, kendilerini İslâm’a nisbet eden insanlardır.
• Modern dünyada uluslararası hukukun tarihi birkaç asır öncesine gitmezken, İslâm, gerek savaş gerekse esirlere muamele ve daha başka uluslararası hukuk alanına giren meselelerde kaideler ve yasalar koymuş, öyle ki, 12 asır önce İmam Muhammed eş-Şeybanî, bu sahada Es-Siyeru'l Kebîr adlı eserini kaleme almıştır.
• İslâm, esir edilmiş kadınların da öldürülmesini yasaklarken, onları Müslüman aileler arasında dağıtmış, eğitilmeleri ve kendileriyle evlenme veya başkalarıyla evlendirilmeleri üzerinde hassasiyetle dumıuş ve evlenip de veya efendilerinden çocuk sahibi olanlara hür kadın statüsü tanımıştır. Ayrıca, hürriyetlerine kavuşturulmalarını şiddetle tavsiye etmiş, o kadar ki, Din’i uygulamada yapılan pek çok hatanın karşısına kefaret, yani o hatayı giderici ceza olarak köle veya cariye azad etmeyi koymuş, bunun büyük sevap getiren bir davranış olduğunu beyan buyurmuştur.
• İslâm, kadın olsun erkek olsun hiçbir ayrım yapmadan insana çok büyük değer ve şeref bahşetmiştir. Bu sebeple o, kadınları değerlendirirken, eğitimi, şahsiyeti ve karakteriyle gerçek İnsanî mertebeye yükselmiş kadınları muhsan(a) (korunmuş) kadınlar olarak ele almıştır. Manevî-ahlâkî, dolayısıyla gerçek İnsanî değerlerden yoksun ve kendisini tamamen fizikî bir nesne olarak gören ve takdim eden bir kadın, muhsan(a) bir kadın değildir. İslâm, her insanın, her kadının kâmil insan olmasını hedeflerken, bu seviyeye ulaşmaya öncelikle bir eğitim meselesi olarak bakmış ve bu eğitimin her kademesi içiıı ayrı kaideler koymuştur. Kısaca, kölelik-cariyelik konusunun eğitime ait ve psikolojik bir yönü de vardır.
• İslâm, hukuk alanında, hakim olduğu toplumdaki eski ve kendisine ters düşmeyen yasaları yerinde bırakır; bu yasalardaki yanlışlıkları tashih eder veya yeni yasalar koyar ve bütün bunları yaparken tedricî bir yol takip eder. O kadar ki, bazı kötülüklerin giderilmesi ve güzelliklerin yerleştirilmesi uzun bir zaman, eğer mesele bir toplumun değil, bütün toplumlarm meselesi, yani uluslarası bir mesele ise asırlar alabilir. İşte İslâm, kölelik ve/veya cariyelik meselesinin kökten çözümünü, meselenin bilhassa uluslararası hukuka ve münasebetlere ait yönü olması itibariyle, zamana ve insanlığın olgunlaşmasına bırakmıştır. “
Talak 4:
Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
https://youtu.be/pBsTb04SpKg?t=42
Enfal 1:
(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “Ganimetler, Allah’a ve Resûlüne aittir. O hâlde, eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.”
Ganimetlerin taksimiyle ilgili bir surenin giriş kısmı, ayrıca mü’minlere ganimet için savaşılamayacağını asıl önemli olanın Allah’ın rızasının olduğu anlatılır. Buradan bütün malın Peygambere ait olduğu anlamı çıkarılamaz çünkü aşağıda vereceğim diğer ayetlerde zaten nasıl bir taksim yapılacağı açıklanmıştır.
Allah’ın savaşsız olarak onlardan alıp da Rasûlü’ne ganimet olarak bahşettiği mallara gelince –ki, siz o mallar için at da deve de koşturmadınız, fakat Allah, kimleri dilerse, onlar üzerinde rasûllerine hakimiyet verir. Allah, her şeye hakkıyla güç yetirendir. Allah’ın, fethedilen ülkelerin halklarına ait bulunup da savaşsız olarak Rasûlü’ne bahşettiği mallar, (beşte biri) Allah(’a ait olmak üzere Rasûl’ü) için, ayrıca Rasûl için, O’nun yakınları için, yetimler için, yoksullar için ve yolda kalmışlar içindir. Ki o mallar, içinizdeki zenginler arasında devredip duran bir servet haline gelmesin. Rasûl (o mallardan size ne verirse) onu hoşnutlukla alın (ve İslâmî bir hüküm olarak) size neyi getirip tebliğ ederse, onu kabul edin ve sizi neden men ederse ondan da geri durun. Allah’a gönülden saygı besleyin ve O’na karşı gelmekten sakının. Muhakkak ki Allah, cezalandırması çok çetin olandır. (Bu ganimet malları, ayrıca) o fakir Muhacirlere aittir ki, onlar yurtlarından çıkarılmış, mallarından mahrum bırakılmışlardır; onlar, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk peşindedirler ve Allah’ın dinine ve Rasûlü’ne yardım etmektedirler. Onlar, (imanlarında ve üzerlerine düşen vazifeleri yerine getirmede) gerçekten samimi ve sadıktırlar.
Enbiya 33:
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.
“Yüzmektedirler” ifadesinden boşluğun aslında dolu olduğu çıkarılır. Elimizdeki bilgilere göre tabii ki de uzayda maddesel bir ortam yoktur, ancak orada mutlaka bir şeyler olduğuna ve ileriki tarihlerde keşfedileceğine inanıyorum.
Kainatın sudan yaratıldığına dair bir okuma parçası: http://www.yaklasansaat.com/evren/buyuk_patlama/buyuk_patlama.asp
Evrim:
Bir maymunun sonsuz zaman içerisinde rastgele tuşlara basarak günümüzdeki -insan hariç- her yönüyle hatasız işleyen dünyayı yaratmasına, hiç de inanasım gelmiyor. Ki insanın cüz-i iradesine bırakılmış eylemleri haricinde o bile kusursuz çalışıyor.
Yoktan koca bir evrenin oluştuğuna; yıldızların ve gezegenlerin kendi başlarına mükemmel bir şekilde hizaya girip yörüngelerine oturduklarına inanamıyorum. Cansız bir ortamdan nükleik asitlerin oluştuğuna, nükleik asitlerden bakterilerin, bakterilerden de günümüzdeki canlıların oluştuğuna da inanamıyorum.
Adem ve Havva'nin cocuklarinin ensest iliskileri aciklamasi daha mantıklı geliyor.
İŞTE 2 DAKİKADA EVRİMİ ÇÜRÜTEN O VİDEO!! , şaka şaka ama şu makaleyi okumanı tavsiye ederim:
http://www.yaklasansaat.com/dunyamiz/canlilaevrim.asp
Fen lisesi ile de ispatlanamayan bir görüşü nasıl bağdaştırdığını anlamıyorum.
Kuran’ın çok anlamlı olması:
Bence belirsiz, yoruma açık demek doğru olmaz ancak çok anlamlıdır. Çünkü Kuran’da x hem doğrudur yem yanlıştır gibi bir şey ancak ayetin doğru yorumlanmaması ile ortaya çıkar. Kuran’ın gerek evrensel olması gerek de kendinden sonraki herkese hitap etmesinden dolayı ve de Allah’ın bir varlığı sadece tek bir sebeple yaratmamasından ötürü ayetlerde çok anlamlılık vardır. Mesela aile hukuku ile ilgili emir ve yasakları anlatırken aynı zamanda insanın fıtratına dair ipuçları da verebilir(salladım).
https://www.youtube.com/watch?v=3zQjFdYwwcY
Kutuplara yakın yaşayan insanlar dair:
“İslâm, ibadet vakitlerinin belirlenmesinde, her zaman, her yerde ve her seviyede insanın görebileceği işaretleri esas almıştır. Bu bakımdan, bilimsel ve teknik gelişmelere ve hesaplamalara, onlardan istifade edilse bile, mutlaka gerek duyulmaz. Bazıları, bu şekilde kutuplarda namaz vakitlerinin tesbit edilemeyeceği itirazında bulunmaktadırlar. Böyle bir itiraz, eksik coğrafya bilgisinden kaynaklanmaktadır. Gece ve gündüzlerin 6 ay kadar sürdüğü kutup bölgelerinde 24 saatlik zaman dilimi çerçevesinde sabah ve akşamın işaretleri o kadar açıktır ve bu işaretler o kadar düzenli görülür ki, halk buna göre yatma, kalkma ve diğer işlerini yapma vakitlerini kolayca ayarlayabilmektedir. Saatlerin yaygınlaşmadığı zamanlarda, Grönland, Norveç ve Finlandiya gibi ülkelerde oturanlar, günün ve gecenin saatlerini ufukta beliren çeşitli işaretlere göre ayarlarlardı. Bu işaretler, kendilerine günlük programlarını düzenlemede yardımcı olduğu gibi, ibadet vakitlerini ve bu arada sahur ve iftar yemeklerini tesbit etmelerinde de yardımcı olurdu.”
Ayrıca Ra’d suresi 41. Ayete göz atabilirsin.
Allah neden tütün ürünlerini yasaklamamış:
Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
Ayette geçenlerin dışında herhangi bir şey konusunda helal/haram diyemeyiz. Ancak Kuran’da Allah’ın insana emaneti olan vücuda zarar verilmesi yasaklanmıştır.
Peygamberin eşleriyle ilgili kısımlar:
“Seks hayatına yer verme” ve “kac kariyla evlenmesi” konusunda açık konuşup ayet örneği verebilirsin çünkü bu konuda kullandığın üslup kadar ekstrem bir ayet hatırlamıyorum. Bir tek Ahzab 37 olabilir o da açıklandı. Peygambere ve eşlerine ait verdiği bazı örnekler vardır, bunlar diğer insanlar Peygamberi örnek alsın diyedir.
Peygamberin çok eşliliği → https://sorularlaislamiyet.com/peygamber-efendimizin-zevceleri-kac-tanedir-cok-evlenmesinin-hikmeti-nedir
Kuran, neden köleliği ve tecavüzü yasaklamıyor:
https://sorularlaislamiyet.com/islamiyetin-koleligi-kaldirmak-icin-tedbirler-aldigini-soylediniz-bu-tedbirler-nelerdir-kolelik-0
Nikahlı eşin dışında ilişkiye girmenin yasak olduğu bir durumda(zina) tecavüze nasıl yasak değil denilebilinir?
Kuran mealinde ‘düşün’ kelimesini arattım 124 sonuç çıktı. 124 kere düşün kelimesinin geçtiği bir kitabın dinine nasıl beyne ihtiyaç yoktur dersin?
Saygılar.
submitted by akunal to u/akunal [link] [comments]